TAKDİM

Misak Dergisinin 325. sayısı çıktı
YAZI BOYUTU :

KAVMİ, rengi ve dili ne olursa olsun mü’minlerin birbirlerini sevmeleri, kelime-i şehâdete dayanan bir hadisedir. Sahih bir iman ve bu imana dayanan sevgi yeniden ihya edilmediği müddetçe imtihanı kazanmak kolay değildir. Hesap gününe hazırlanan insanların birbirlerini Allah (cc) için sevmeleri, fütüvvet ahlâkının da zaruri bir neticesidir. Malûm olduğu üzere Kur’an-ı Kerim’de feta (çoğulu: fityan) kelimesi, yedi âyette yer almıştır. Ashab-ı kehf için “Fetâ” vasfının kullanılmasını dikkate alan bazı müfessirler, fütüvvet ahlâkının diğer ümmetlere de vasıf kılındığını belirtmişlerdir. Hz. Ali’nin bir suali üzerine, Rasûl-i Ekrem (sav) fütüvvet ehlinin alâmetlerini şöyle açıklamıştır: ”Ya Ali!. Ümmetimin fityanının on alâmeti vardır: Adil olmak, ahde vefa etmek, yalan sözden kaçınmak, emaneti muhafaza etmek, yetimlere iyilik etmek, isteyene vermek, hediyeleşmek, faydalı işler yapmak, münakaşayı/cidali terketmek, Alllah için sevmek ve Allah için buğz etmektir.“(1)

Meşrû sevginin temelinde; Allah’ın (c.c.) indirdiği hükümlere ve Peygamberimiz Efendimiz’in (s.a.v.) sünnetine sımsıkı sarılmak, ayrıca ilâhi teklifleri ihlâsla edâ etmek gibi, unsurların bulunduğunu söyleyebiliriz. Bütün hallerin ve makamların kaynağı olan sevgi duygusu; fıtrata, imana, velâyete ve fütüvvete dayanan bir duygudur. Şair Yunus Emre’nin ‘yaratılmışı, yaratandan dolayı sevdiğini’ ifade etmesi; insanı, insanın yakın-uzak çevresini, bütün canlıları ve tabiatı da içine almaktadır. İslâm dini; Allah’a teslimiyetin getirdiği bir sevgi medeniyetini ön plâna çıkarmıştır. Cihad ibâdeti dahi, bu sevginin bir tezahürüdür. Yeryüzünde fitne ve fesadı ortadan kaldırıp insanlığın saadetine vesile olabilmek için; en sevdiği varlığı olan canını ortaya koyabilmesi, sadece sevgi ile mümkündür.

Toplum içindeki yeri ve makamı ne olursa olsun, her insanın sevgiye ihtiyacı vardır. Sevgi kalble ilgili bir duygu olduğuna göre; fıtratın muhafazası, iman, eğitim ve terbiye ile temin edilebilir. Birbirlerini sadece Allah’ın (cc) rızası için sevenler; hem bu dünyada, hem âhirette birlikte olmayı arzu ederler. Hz. Said b. Cerir (ra)’den rivâyet edilen bir hadis-i şerifte, sevginin bu neticesi haber verilmiştir. Hadis-i şerif mealen şöyledir:” Birgün ensardan bir zat, Peygamberimiz Efendimiz’in (sav) huzuruna geldi. Her halinden çok üzgün olduğu belliydi. Rasûl-i Ekrem (sav) niçin üzgün olduğunu sorunca: “Ey Allah’ın Rasûlü!.. Düşünüyorum ki, biz bu dünyada sabah-akşam huzuruna geliyor, yüzüne bakıyor, yanında oturuyoruz. Ama yarın (âhirette) sen Peygamberlerin yanına çıkacaksın. Orada biz sana ulaşamayız, seni göremeyiz. İşte bunun için üzgünüm”(2) cevabını verir. Bu hadise üzerine şu âyet-i kerime nazil olur: ”Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar Peygamberlerle, Sıddıyklarla, Şehidlerle ve Salih kimselerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar.” (En-Nisa Sûresi: 69) Sahabe-i Kiram’dan birisi:”Ya Rasûlallah!.. Bir topluluğu sevdiği halde, onlara katılamayan kimse hakkında ne buyurursunuz?” sualini tevcih eder. Bunun üzerine Peygamberimiz Efendimiz (sav): “Kişi sevdiği ile beraberdir”(3) müjdesini verir. Hz. Enes (ra): “Müslümanlar Peygamberimiz’in (sav) bu müjdesine sevindikleri kadar, hiçbir şeye sevinmediler” diyerek, o anda duyulan heyecanı ifade etmiştir.

Hesap gününe hazırlanan her mükellefin, neyi severse sadece Allahû Teâlâ’nın (cc) rızası için sevmesi (Hubb-u Lillah) ve neye buğz ederse yine O’nun (cc) rızası için buğz etmesi, yüklendiği emanete değer verdiği bir işaretidir. İnsanlara karşı merhametli olmayanlara, Allah’ın (cc) merhamet etmeyeceğini bildiren Peygamberimiz Efendimiz’in (sav): “Yeryüzündekilere merhamet ediniz ki Allahü Teâlâ (cc) da size merhamet etsin”(4) buyurduğu malûmdur. Meşrû sevgi, adalet, nezaket ve merhamet, her hayrın başıdır.

İslâmî hareket ve hizmet; birbirlerini Allah (c.c.) için seven ve kardeşini kendi nefsine tercih eden, muttaki mü’minlerin gayretiyle edâ edilmesi mümkün olan salih bir ameldir. Usûl, üslûb ve mizaç farklılaşmasını bahane ederek birbirlerinin hukukuna tecavüz eden veya keyiflerine göre kardeşlerini suçlayan kimselerin, İslâmî mücadele verebilmeleri mümkün değildir.

Allah’a (cc) emanet olunuz

MİSAK YAYIN HEYETİ

____________________

(1) Muhammed Cevdet-Zeyl Alâ’l Fasl Ahiyyati’l Fityan-İst:1351 Sh:7

(2) İbn-i Kesir- Tefsirû’l Kur’an’il Aziym- Beyrut: 1969 C: 1 Sh: 522

(3) Sahih-i Müslim- İst: 1401 C:2 Sh: 2034 Had. No: 165 (2640)

(4) Sünen-i –Tirmizi-İst:1401 K. Zühd: 48, Ayrıca Sahih-i Müslim-K. Fezâil: 66,

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

AYIN KONUSU • Hüsnü AKTAŞ

04.Sh: Devlet Aklı, ABD’nin Terör Mühendisliği ve Kovboy Siyaseti

HABER-YORUM

08.Sh: Cumhurbaşkanı Recep Tayyib Erdoğan: ‘Vahşi Batı gerçek yüzünü gösterdi’

10.Sh: NATO’nun Norveç’teki Senaryosu:‘Türkiye Öncelikli Düşmandır, Cezalandırılması Gerekir’

11.Sh: İngiltere Büyükelçisi Richard Moore:‘Tatbikat Skandalı NATO İçin Utanç Kaynağıdır’

12.Sh: ‘Rakka’da Yaşanan Terör İttifakının Faturasını Kim Ödeyecek?’

13.Sh: BM, Irak Özel Temsilcisi Jan Kubis:‘DEAŞ yenildi ama tamamen bittiği söylenemez’

İKTİBAS •

14.Sh: Kemalizm ve 10 Kasım Hakkındaki Tesbitleri

SİYASET • A.Hikmet BİRCANLI

16.Sh: Suudi Arabistan’da Son Aylarda Yaşanan Değişimin Perde Arkası

İNCELEME • Mustafa ÇELİK

20.Sh: Muvâzene Fıkhı

SOHBET • Sabiha ATEŞ ALPAT

24.Sh: Ahd ve Ahdin Gereği

AKAİD • Bünyamin ATEŞ

26.Sh: Azâbın Hak Olması ve Rahmet

TEFSİR • Mustafa YUSUFOĞLU

30.Sh: Akitlerimize Sadakat Rabbimizin Emridir

HADİS • N.Mehmet SOLMAZ

35.Sh: Her ibadet Sâlih Bir Ameldir

FIKIH • İbrahim DÖNERTAŞ

39.Sh: Siyasi Meselelerde Delillerin Teâruzu ve Müşkil Hadiseler

KİTAP • Mehmed Zahid AYDAR

43.Sh:Meşrûtiyetten Cumhuriyete Makaleler

 
 
 
 
 

 


 

Sadece Abonelere Gönderilen Aylık İslâmi Eğitim Dergisi...

Akaid, tefsir, hadis, fıkıh, sosyal sistem ve İslâmi siyaset konularında mektep olan Misak Mecmuası, hizmetine devam etmektedir. Yayın siyasetini; velâyet hukukunun korunması ve fütüvvet ahlâkının yerleştirilmesi esasına göre tanzim eden bu mecmua, Allahü Teâla (cc)’nın inâyeti ve abonelerinin gayretiyle yirmialtıncı yılını bitiriyor.

Misak Dergisi gazete bayilerinde ve kitapçılarda satılmaz.

Yurt içinden abone olmak için; bir yıllık abone ücretini (100.00 ₺) en yakınınızdaki PTT'den Posta çekiyle Misak Mecmuası'ının 499943 no'lu hesabına yatırmanız ve telefonla arayarak bizi bilgilendirmeniz yeterlidir. İsterseniz, +90 312 230 65 27 no'lu telefonu arayarak abone olabilirsiniz.

(EFT ve HAVALE için: Karar A.Ş., Türkiye İş Bankası, Necatibey Şubesi:

İBAN: TR37 0006 4000 0014 2220 2819 57)

Yurt dışından abone olmak için; bir yıllık abone ücretini (50 EURO veya döviz karşılığını) İş Bankası IBAN: TR02 0006 4000 0024 2220 3662 93 No'lu Necatibey Şubesi Döviz Hesabına (DTH) yatırmanız ve dekontunun fotokopisini göndermeniz veya telefonla arayarak bizi bilgilendirmeniz yeterlidir.

Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye 06430 ANKARA Tel: +90 312 230 65 27

 


 

 

 





    Y O R U M L A R
 
İlk yorumu eklemek için tıklayınız.
 
 
Yorum Ekle