Ekin ve Nesil Yok Ediliyor
İnsanın ilâhlığını esas alan, şüpheleri ve çirkin fiilleri ön plâna çıkaran zalim politikacıların, ekini ve nesli helâk etmek için bütün imkânlarını seferber ettikleri görülmektedir. 2014 yılından beri okullarda uygulanan 'Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi (ETCEP)," fesadın yayılmasına vesile olmaktadır. Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından ortaklaşa finanse edilen ve Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen bu proje (ETCEP) ile çocuklara 'cinsiyet eşitliği' adı altında eşcinsellik telkin edilmektedir. Son yıllarda Aile anlayışımızın temeline dinamit koyan bir çok yasayı çıkardılar. Bakın bakalım elde ettikleri neticeden kendileri memnunlar mı? Şimdi de cinsiyet eşitliği ile Lut kavminin fesadını yaymaya çalışmaktadırlar. Daha çok muhafzakârların desteği ile iş başına gelen ve kendileri de muhafazakâr olarak nitelendiren kimseler tarafından yürütülen bu projeler, neslin helâk edilmesini beraberinde getirmektedir. Cinayetlerin, tecavüzlerin, çalmaların, soygunların sıkılıkla yaşandığı bir ortamda, insan sormadan edemiyor; "Kim bu insan öldüren adamlar?. Kimin çocuklarıdır insanlığa kast edenler?. Hangi eğitim sürecinin sonucudur yaşadıklarımız?!.
Sabiha ATEŞ ALPAT
10.04.2019 13:00
257 okunma
Paylaş
İŞ başına geçti mi yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini ve nesli helak etmek için koşar. Allah ise bozgunculuğu sevmez." (Bakara Sûresi: 205) Böyle haber vererek uyarmıştı yaradan, beşer ideolojilerinin ifsadını ekinin genleriyle oynadılar, artık kolay kolay organik bir şey bulmak kolay değil. Ama biz bu yazıda evlatlarımızın karşı karşıya olduğu tehlikeden bahsetmek istiyoruz.
ETCEP
ETCEP'in açılımından habersiz halk çocuklarını okula adam olsun diye gönderirken karşılığında kafası iyice karışmış, cinsiyet konusunda yolunu sapıtmış olarak eve geri döndüğünde vakit çok geç olmuş olacak. 2014 yılından beri okullarda uygulanan ETCEP programı. MEB'in ETCEP le ilgili kapanan sayfasında ETCEP tanımı şöyle yapılıyordu: "Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi (ETCEP), temel olarak, kamuoyunda toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının yaygınlaştırılmasına katkı sağlamayı amaçlar. Proje faaliyetleri özelinde ise eğitim sisteminin tüm bileşenlerine toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısını yerleştirmeyi hedefler."
Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından ortaklaşa finanse edilen ve Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen"Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi (ETCEP)" ile çocuklara 'cinsiyet eşitliği' adı altında eşcinsellik telkin ediliyor. 2014'te başlatılan ve 2016 yılından bu yana farklı isim ve çalışmalar altında yürütülen proje kapsamında okullarda çocuklara 'cinsiyet eşitliği' üzerine eğitimler verilip,  programlar düzenleniyor.
Batı dünyası, batıyor, istiyor ki kendisiyle birlikte Şark da batsın. Batı dünyası ahlaken, nesil olarak çöktü, istiyor ki Müslüman toplumlar da kendisiyle birlikte çöksün. Araştırın, kimlikli kişilikli genç kalmadı batı dünyasında, istiyor ki Müslüman gençlik te tükensin. Bu, Batının ve bâtılın değişmez karakteridir. Allah (cc) demişti. "Yahudiler de Hıristiyanlar da, sen onların yoluna uymadıkça, asla senden hoşnut olmazlar. Asıl doğru yol, Allah'ın gösterdiği yoldur! de. Sana gelen ilimden, sonra eğer onların arzularına uyacak olursan, Allah'tan seni koruyacak bir veli de bir yardımcı da yoktur." (Bakara Sûresi:120)
Bu Ülkede Batı'ya/bâtıla uymayan ne kaldı?. Zina suç olmaktan çıktı. Modern içki fabrikaları kuruldu. Aile anlayışımızın temeline dinamit koyan bir çok yasa çıkarıldı?. Bakın bakalım memnunlar mı?. Şimdi de cinsiyet eşitliği ile Lut kavminin geri getirme çabaları var? Ve daha çok muhafzâkarların desteği ile iş başına geçmiş ve kendileri de muhafazakâr olanların eliyle yürütüyorlar planlarını. Hep sinsi oynadılar oyunlarını. Ve ne yazık ki tehlike saçan bu konu sadece kısaltılmış ismi ile ifade ediliyor ama birtakım yazar çizerin dışında kimse detayının farkına varamıyor. Muhafazakâr, lâkin beşeri ideolojilerin yıkımından habersiz insanlar iyi niyetlerine kurban oluyorlar.
Evlatlarınız Birer İmtihandır, Sahip Çıkmak Büyüklerin Boyun Borcudur!
Hayatın adını imtihan koymuş Allah (cc). İmtihan şeklini belirleyen Allah (cc) imtihan sahasında insanı zaaflarına karşı uyarmıştır. Zaaf konusu olan durumlarda imtihan zorlaşır. İman, ilim, takva ile beslenmeyen insanın, zaaflarına yenik düşmesi işten bile değildir. İmtihan için bir kez imkanı olan insanın, kulluk sınavını kazanmak için daima uyanık bir kalbe, şeytan ve uşaklarının tezgâhlarına düşmemek için basiretli bir yaklaşıma ve imanî bir duruşa sahip olması gerekir..
Aşağıdaki ayet-i kerimede imtihanın sekiz hali zikredilmiştir. Dikkat edilirse evlat imtihanı da ikinci sıraya konmuştur. "De ki: Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden konutlar size Allah'tan, Rasulü'nden ve O'nun yolunda cihaddan daha sevgili ise Allah'ın (azap) emri gelene kadar bekleyin! Allah fasık topluma yol göstermez." (Tevbe Sûresi:24).
-Babalarınız
-Evlatlarınız
-Kardeşleriniz
-Eşleriniz
-Akrabalarınız
-Elde edilen mallar
-Kesata uğrar diye korktuğunuz ticaret
-Hoşunuza giden evleriniz.. Allah'tan, Rasulü'nden ve Allah yolunda cihaddan daha sevimli ise Allah'ın azap emrini bekleyin. Allah fasık topluma hidayet etmez!. Dikkatli incelendiğinde sayılan sekiz unsur insan oğlunun zaaf noktalarına işaret etmekte ve zaaf noktalarının kulluğa engel olmaması, cihattan geri bırakmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Yazımızın konusu bu sekiz maddeden, evlat ile olan imtihanın konusudur.
Allah (cc) diyor ki;
"Biliniz ki, servetleriniz ve çocuklarınız birer imtihan vesilesidir ve büyük mükâfat Allah katındadır." (Enfâl Sûresi: 28) Zor imtihanın adıdır evlat. İmtihandaki rolü hem büyük hem de çeşitlidir. Çocuk olmaz imtihandır, kazanmak için sabrı kuşanmak gerek. Çocuk olur imtihandır onunla ya kazanır ya kaybedersin. Evlat sevgisi cihat sevgisinin önüne geçerse kaybedilir. Allah söz konusu olduğunda evlat tefaruatta kalırsa kazanılır. Ya şehadeti seçer cennet vesilendir. Ya şirki seçer yüreğinde kora vesiledir. Ya mümindir göz aydınlığın olur. Ya küfrü seçer tüm dünyada kahrın olur. Ya salihtir dünya ve ahiret menfaatin olur, ya şakidir dünya ve ahiret azabın olur.
Kısacası evlat zor imtihandır Evlat ile imtihan da çeşitlidir.. Kur'an'dan aldığımız örneklerle evlat ile imtihan çeşitlerine bir göz atalım.
1. Evladın Yokluğu Bir İmtihandır
"Göklerin ve yerin hakimiyeti Allah'a aittir. Dilediğini yaratır. Dilediğine kız çocukları bağışlar, dilediğine erkek çocukları veya erkekler ve kızlar olarak çift verir. Dilediğini de kısır yapar. Şüphesiz O, her şeyi bilen ve güç yetirendir." (Şura Sûresi: 49-50) Evlat sahibi olmayı istemek ise fıtri bir duygudur. İmtihandır bunun adı!. Her insanın ana olmak, baba olmak gibi bir özlemi vardır. Bununla beraber "Dilediğini de kısır yapar.çocuksuz bırakılarak kulluğun sınavından geçebilir insan. Bu süreçte zaman zaman içinde nükseden çocuk duygusunu şükür ve sabırla yoğurmak zor bir süreçtir. İçten gelen ebeveynlik dürtüsü, dıştan gelen örfün dayatması ile birleştiğinde şükür suyunu sabır hamuruna yetirebilmeniz için isyansız göz yaşını da katmanız gerekebilir. İmanlı bir yürek sabrın zorluğuna ağlarken, halkın değer duygusu çocuksuzluğuna ağlıyor diye tartar göz yaşlarınızı. Yaşınız yetmişe varsa da duyguların ihtiyarlamayacağını Zekeriya peygamberden okumazsa insan, isyan çölüne yelken açıp imtihanı kaybedebilir.
"Hani o, Rabbine gizlice yalvarmıştı. Rabbim, dedi şüphesiz kemiklerim zayıfladı, baş yaşlılık ateşiyle tutuştu. Rabbim, sana ettiğim dualarda hiç birşeyden mahrum olmadım. Ben arkamdan gelecek yakınlarım için endişeliyim. Karım ise kısır, bana bir evlat bağışla katından.. Bana ve Yakup oğullarına mirasçı olsun. Rabbim onu razı olacağın bir kimse kıl." (Meryem Sûresi: 4-6)
Çocuk istiyor lakin babalık duygusunu tatmin için değil. Davasının mirasçısı olsun diye. Hikayeyi okursunuz, içinize su serpilir. Zira imtihan çocuklu mu kazanılır çocuksuz mu bilinmez. Hz İbrahim (as) önce evlatsızlıkla imtihan edilir, sonra evlatla. İhtiyar yaşına kadar çocuksuzluk imtihanından geçmiş, ihtiyar yaşında çocuklu olmanın imtihanını başarıyla vermiştir. Önemli olan her hâlükârda kanun koyucu olan Allah'ın emirleri doğrultusunda isteneni yerine getirmektir. Yokluğu bir imtihandır ve kazanmanın yolu sabır ve teslimiyetledir. Hz Meryem'in annesi Hanne de çocuk istemede niyetin ne olması gerektiğini öğretiyor bizlere: "Hani İmran'ın karısı: -Rabbim karnımda olanı sadece sana hizmet etmek üzere adadım, benden kabul buyur. Şüphesiz sen, hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin demişti." (Al-i İmran Sûresi: 35)
2. Evladın Varlığı Zor Bir İmtihandır
"Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır." (Tegabün Sûresi: 15) Yine Kur'an'dan örneklendirip tefekkür etmeye gayret edelim. Hz Nuh'un evlatla imtihanına baktığımızda tevhid ehli bir babanın şirk ehli bir oğlu. Gözlerinin önünde helak olan bir oğul. Nasıl bir acıdır bu!. Baba yüreği dayanmıyor ve: "Nuh, Rabbine yalvararak şöyle dedi: Rabbim, Şüphesiz oğlum benim ailemdendir ve şüphesiz senin vaadin de gerçektir. Sen hüküm verenlerin en doğru karar verenisin!" (Hud Sûresi: 45) Lakin imana karşı küfrü , tevhide karşı şirki, hakka karşılık batılı seçenler için Allah'ın emirleri nettir. 
"Allah: Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildi, çünkü doğru olmayanı yaptı. Öyleyse, bilmediğin şeyi benden isteme. Cahillerden olma diye sana öğüt veriyorum, dedi" (Hud Sûresi: 46) Mesaj açık ve netti. Evlat ile böyle bir imtihanın çok zor bir imtihan olduğu aşikardır. Dayanmak için imanın takva duvarına yaslanmaktır çare. Hz Nuh'un (as) bile müşrik oğlu için Allah'tan af taleb etmesi yasaklanmıştır. Çocukların haram isteklerine onay vermek haram istekler için Allah'tan talepte bulunmak ayetle kınanmış olup, imtihanı kaybetme sebebidir. Allah ve Rasulü, bir kimseye her şeyden ama her şeyden daha sevimli ve öncelikli olmadığı müddetçe iman iddiası boştur.
3. Sadece Kız Olması Bir İmtihandır
Tarihsel sürece bakıldığında kız çocukların istenmediği, erkek olunca gururlanıldığı bir anlayışın hakim olduğu görülür. Bunu bize kur'an haber veriyor: "Oysa onlardan biri, Rahman'a isnat ettiği (bir kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, içi kahır dolu olarak yüzü simsiyah kesilir." (Zuhruf Sûresi:17) Oysaki yaratan Allah'ın (cc) takdirine boyun eğmektir asıl olan. Kızınız olur Meryem yetiştirmektir gaye. Çağa Zeynep kılmaktır. Asrın Firavunlarına meydan okuyan Asiye yetiştirmek. Çağımızda iffetiyle Meryemler, kıyamıyla Asiyeler kıyamıyla , Zeynepler yoksa bunun sebebi nedir!.
Hanne gibi adadılar da kabul mü görmedi!. Hanne demişti ki "Rabbim karnımdakini sana adadım" Şimdiki annelerin adayış farkı şu "Çocuğum olsun koç kurban adıyorum." Koçun kurbanlığı temsilen olmalıydı. Koç kurban edilince vazife bitti sanıldı. Sonra dünyalık hedeflere kurban verildi ilahi emirler.. Kız çocuğunun olması cennet için bir vesileydi. Cennette Peygamber ile cem olmak için bir imkândı. "Kimin üç kızı ve üç kız kardeşi veyahut da iki kızı veya iki kız kardeşi olup da geçimlerini güzel sağlar, onlar hakkında Allah'tan korkarsa, o kişi için cennet vardır." (Tirmizi, Bir 13) Ey kız anaları ve babaları; kız çocuklarınızla el ele cennette cem olmanın yolu kız çocuklarını vahyin terbiyesinden geçirip, çağa şahitlik edebilmelerine vesile olmaktır.
4. Sadece Erkek olması bir imtihandır
Bu durumda kuldan istenen İsmail'ler yetiştirmesidir. Allah'ın emrini duyduğu vakit; "Babacığım emir olunduğun şeyi yap. Beni sabr edenlerden bulacaksın, demişti"(Saffat Sûresi: 102) Hz. Zekeriya gibi hakkın davasını sürdürmeye azimli Yahya'lar yetiştirip imtihandan başarıyla çıkmaktır. İmtihanın adıdır evlat. Bu nedenle evlatlarla ilgili ilahi ikazlar ebeveynlere seslenmektedir. "Ey inananlar kendinizi ve  aile halkınızı yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyunuz". (Tahrim Sûresi: 6)
Nesle sahip çıkmak önce ailenin görevidir. Ahlaken çektiğimiz sıkıntılar sosyal, siyasi, ailevi kısacası her alanda, hayatımızın tüm bölümlerinde insanlığı acıtıyor... Emniyet duygusunu tanımaz olduk. Cinayetlerin, tecavüzlerin, çalmaların, soygunların sıkılıkla yaşandığı bir ortamda, insan sormadan edemiyor; Kim bu insan öldüren adamlar?. Kimin çocuklarıdır insanlığa kast edenler?. Hangi eğitim sürecinin sonucudur yaşadıklarımız?!. Seküler anlayışta  okullar eğitim yuvası olmaktan daha çok sadece diploma ve dünyalık kariyer kazanma yeri olarak görülmektedir.
Çocuklarla ilgili uyarıları Kur'an'ı Kerim'den okumaya devam edelim;  "Geçim endişesi ile çocuklarınızın canına kıymayın. Biz, onların da sizin de rızkınızı veririz. Onları öldürmek gerçekten büyük bir suçtur." (İsra Sûresi: 31)... Benzer bir ayeti kerime de Enam suresinde geçmektedir. De ki: "Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayınız, ana babaya iyilik ediniz, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyiniz! Sizin de onların da rızkını biz veririz; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayınız ve Allah'ın yasakladığı cana haksız yere kıymayınız! işte bunlar Allah'ın size emrettikleridir. İşte düşünesiniz diye Allah size bunları emretti"(Enam Sûresi: 151)...İlgili  ayetlerde müminler için bir çok noktada ders verilmiştir. Her iki ayeti kerimede de çocuklarla alakalı olarak, "Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyiniz!" diye buyrulmuştur. Öldürmek sadece cismani olarak değerlendirilmemelidir. Zira nice yaşayanlar vardır ki Allah (cc) onları ölü olarak nitelendirmiştir. Şu halde vahye karşı duyarsız yetiştirilen her çocuk haddi zatında birer ölüdür!. Dünyalık kaygılar yüzünden çocuğun İslâm'dan uzak kalmasına göz yummak veya  dünyalık kariyer yüzünden İslâmi emirlerin ertelenmesi,  ayette bahsedilen rızık endişesi değil de nedir?.
Ana ve babalar evlat ile imtihandalar. Çocuklar birer imtihan vesilesidir; Maddi ihtiyaçlarının temininde helal ve temizini temin edip etmemekle, Edep ve terbiyesini sabırla yapıp yapmamakla ve bunun hak yolda istikamet üzere olması konusunda gayret edip etmemekle, Evladın isteklerinin Allah'ın isteklerinin önüne geçirilip geçirilmemesiyle Allah'ın rızasını unutturup unutturmamasıyla, İslâm davasına feda edilip edilmemesiyle sınanan bir imtihan...
Sözün özü evladın imtihandaki yeri önemlidir. Ya kul yetiştirirsin kapanmayan amelin olur. Ya vahyin öngördüğü terbiye ve yetiştirmeyi ikinci plana koyarsın ilahi azabın sebebi olur. Ya imanı tercih eder, göz aydınlığın olur. Ya da küfrü tercih eder yürek yangının olur.
 
Misak Dergisi 340. Sayı
Mart 2019

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı
© 2019 Karar Basın ve Yayıncılık A.Ş. Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye - ANKARA Tel: 0 (312) 230 65 27             Programlama: Murat Kaya