TEFSİR
Din Parçalanamaz Bir Bütündür
20.02.2019 12:00
700   okunma
İslâm; bütün zamanlarda ve mekânlarda tatbiki mümkün olan, beşikten mezara kadar insanların hayatını düzenleyen itikadi ve ameli nizamın adıdır. Bir bütün olan Allah’ın dinini parçalayanlar, behemehâl parçalanırlar. İnsanların dinden uzaklaşmalarının en büyük sebebi, dine davet edenlerin bozulmuş olmaları ve tefrikacı anlayışlarını İslâm’a mal etmeye çalışmalarıdır.Bu hakikat, muhkem âyetle haber verilmiştir: "Dinlerini parça parça edip, şiî/grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır, sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.” (El En’am Sûresi: 159)Bu âyet-i kerime, Allah’tan gelmiş olan dinin bir bütün olduğunu, asla ve kat’a parçalanamayacağını, bölünemeyeceğini bize hatırlatmaktadır. Dinin bütünlüğüne kasdedenlerin, dinin parçalarıyla övünüp dinin bütününden uzaklaşanların Hz. Peygamber (sav) ve O’nun ümmetiyle bağlantılarının kesileceğini haber vermektedir. Ayet-i kerime’de geçen “Şiyean” “fırka fırka” tabiri çeşitli hizipler anlamındadır. Aynı iş etrafında birleşmiş, biri diğerinin görüşüne tabi olan topluluklara “Şieun” fırkalar denilir. “Senin onlarla bir ilişkin yoktur” buyruğu ile onlardan uzak kalıp ilişkileri kesmeyi emretmektedir.
Mü’minler Birbirlerinin Velileridir
18.02.2019 11:30
755   okunma
Mü’min erkeklerin ve mü'min kadınların birbirlerinin velileri olduğu muhkem âyetlerle sabittir. 'Mü'min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin velileridir. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Rasûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.' (Et Tevbe Sûresi: 71) Adaletin mülkün/iktidarın temeli olduğuna inanan, insanlara iyilikleri emreden ve onları kötülüklerden alıkoymaya çalışan Müslümanların; şartlar ne olursa olsun, hakkı hak sahiplerine vermeleri, Allah’ın (cc) ve O’nun yarattığı kullarının hukukunu muhafaza etmeleri birbirlerini veli/dost, yardımcı ve idareci edinilmeleri, Allah’ın emridir. Bu emri ilahiyi gereksiz görüp Küffardan, Yahudi ve Hıristalardan, müşrik ve mürtedlerden dostlar, yardımcılar ve idareciler edinme, bir iman ihmali ve ihlalidir. Eğer müslümanlar; malâyâni işlerle meşgul olurlarsa veya birbirlerini tahkir, teyzif ve tekfir etmekten vazgeçmezlerse, münkeri/kötülükleri emreden ve ma’rufu/iyilikleri de yasaklayanların durumuna düşmekten kendilerini alıkoyamazlar.
Kötülükleri Emretmek ve İyiliklerden Nehyetmek Münafıkların Vasfıdır
16.02.2019 14:05
674   okunma
Münâfık erkekler ve kadınlar yeryüzünde fitne ve fesadın yayılmasını arzu ederler. Onlar birbirlerinin velîsi ve dostudurlar. Bu hakikat muhkem nassla haber verilmiştir: Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.“ (Et Tevbe Sûresi: 67 Bu âyet-i kerime, pratik hayatta münafıkları tanımamızı sağlıyor. Münafıklar şeriatullah’a karşı çıkarlar, onun hükümlerini kerih görürler ve nerede ma’rufu/şer’i şerife ve akl-ı selime uygun olanı bulurlarsa menederler, engel olmaya çalışırlar. Münafıklar, iki yüzlülüğü ve Allah’tan başkasının rızasını arzu ederler. Onların sadaka ve hayırlı fiiller hususunda elleri sıkıdır/bağlıdır. Onlar, Allah’ın Peygamberini de, Allah’ın şeriatini de terk etmiş kimselerdir. Münafıklar, İslâm’a ve Müslümanlara karşı derin ihanet faaliyetleri içerisindedirler.
Muhabbet Sapıklığının Neticesi Azâbdır
06.02.2019 12:42
764   okunma
Yeryüzünde Müslümanların muhabbet kaynakları Kur’ân, muallimleri ise Hz. Muhammed (sav)’dir. Müslümanlar meşru olan sevmeyi, sevindirmeyi ve sevilmeyi Peygamberimiz Efendimiz'den (sav) öğrenmişlerdir. Çünkü Peygamberimiz (sav) Kur’ân’ı hem tefsir eden, hem beyân eden hem de pratiğini öğretendir. Müslümanlar için bütün zamanlarda ve mekânlarda öncelikli olan Allah’ın sevgisi ve Peygamberi'nin sevgisi ve daha sonra da Allah yolunda savaşma gelir. Bu hakikat muhkem nassla haber verilmiştir: 'De ki babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden evler sizce Allah’tan peygamberinden ve Allah yolunda savaşmaktan daha sevgili ise, Allah’ın buyruğu gelene kadar bekleyin. Allah fâsık kimseleri doğru yola eriştirmez' (Et Tevbe Sûresi/24)Âyet-i kerime Allah ve Rasûlünün sevgisi bir de Allah yolunda cihad etme hususunda yanlışlık yapıldığı takdirde bu sayılanların cennet yolunda barikat olabileceklerini bize hatırlatmaktadır.
YAZARLAR
© 2019 Karar Basın ve Yayıncılık A.Ş. Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye - ANKARA Tel: 0 (312) 230 65 27             Programlama: Murat Kaya