TAKDİM
Misak Dergisi 338. Sayı
20.02.2019 09:00
855   okunma
Cemiyetin en küçük birimi olan aile müessesesi; Avrupa Birliği’nin normlarına uyum adına çıkarılan kanunlar sebebiyle, param-parça olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. İdeolojik tercihlerine göre muhafazakârlar, liberaller, feministler, post-modernizmi savunan aydınlar ve marksistler, aile meselesinde birbirinden farklı tezler ileri sürmektedirler. Muhafazakârlar, ailenin son yüzyılda yıkıma gittiği ve bu sürece müdahale edilmesi gerektiği kanaatindedirler. Liberaller ise ailenin tehlikede olmadığını, yeni aile biçimlerinin oluştuğunu ileri sürerek, siyasi ve sosyal müdahalelere karşı çıkmaktadırlar. Son yıllarda Feminizmi savunan aydınlar, kadına ‘pozitif ayrımcılık’(!) gerekçesiyle, boşanan erkekleri ebediyen nafakaya mahkûm eden kanunların harfiyen uygulanmasını arzu etmektedirler. Görünen odur ki insanoğlu, tarihte belki de ilk defa olarak evlilik kurumunun yıkılışına şahit olmaktadır.
Misak Dergisi 337. Sayı
18.02.2019 10:00
812   okunma
Sadece abonelere gönderilen ve İslâm Fıkhı’ndaki selem akdinin şartlarına göre yapılan abone işleminin süresi bir yılla sınırlandırılmıştır. Her ayın ilk haftasında, aynı evsaftaki mecmuayı abonelerimize göndermeye gayret edeceğiz. Mecmuamızın yayınına devam edebilmesi için, işletme sermayesini muhafaza edebilmesi gerekir. Yönetim Kurulumuz, gerek kağıt fiyatlarının (dövize bağlı olarak) artması, gerek baskı ve gerekse posta ücretinin hızla yükselmesini dikkate alarak abone ücretini yıllık 140.oo TL olarak tesbit etmiştir. Yurt dışı abone ücreti ise yine 50 Euro’dur. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi mecmuamız; cezaevlerinde bulunan ve mecmuamızı takip etmek isteyen mahkûmlara ücretsiz olarak gönderilecektir. Mecmuamızın internet yayınına olan ilginin (www.misak.com.tr) hızla artması sevindirici bir gelişmedir.
Misak Dergisi 336. Sayı
15.02.2019 14:53
1714   okunma
CEMİYET hâlinde yaşayan insanların; siyasi, iktisadi, hukuki ve ahlâki hükümlere ihtiyaçları vardır. Nazari plânda başta devlet olmak üzere, bütün siyasi müesseselerin ‘insanların ortak ihtiyaçlarını karşılamak için’ inşâa edildiklerini söylemek mümkündür. Siyaset uzmanları devleti; “aynı ülkenin vatandaşı olan insanların ortak ihtiyaçlarını karşılayan ve insanlığa hizmet eden hukuki-siyasi bir kurum” olarak tarif etmişlerdir. Yaygın olan anlayışa göre devlet: “Sınırları malûm bir ülkeye sahip olan, belirli anayasal düzeni bulunan ve teşkilâtlı millet topluluğunu meydana getiren siyâsi/hukuki bir kurumdur.” Bu tarifin, genel kültüre uygun olduğunu söylemek mümkündür. Ancak doğru olduğunu isbat etmek kolay değildir. Sınırları malûm bir ülkede egemen olmak ve anayasal (hukuki) düzeni sağlamak gibi unsurlar, devletin “olmazsa olmaz” şartıdır. Ancak günümüzde BM üyesi olan bazı devletlerin, insanlığa hizmet ettiklerini ve varlık sebebine bağlı kaldıklarını söylemek mümkün değildir. Devlet adamları, filozoflar ve politikacılar tarafından kurgulanan ‘resmi ideolojiler’ değiştirilmesi mümkün olmayan ‘sivil din’ gibi, insanlara dayatılmıştır. Kula kulluğu ön plãna çıkaran resmi ideolojilerin fitne ve fesadın yayılmasına vesile oldukları görülmektedir.
Misak Dergisi 335. Sayı
06.02.2019 14:53
1040   okunma
TARİH boyunca hakkı inkâr eden ve insanları hakir gören müstekbirler, kuvveti esas alan orman kanunlarını ön plâna çıkarmışlardır. Klasik Hellenist felsefenin etkisinde kalan ve ‘Hakikat yoktur, hakikat zannedilen şeyler vardır. İnsanın dışında, insanı aşan herhangi bir hakikat (vahiy) yoktur’ ilkesini benimseyen filozofların, rölativizm (izafiyet) teorisini geliştirdiklerini söylemek mümkündür. Bu felsefi ekolün iddiası, genel hatları ile şudur:
Misak Dergisi 334. Sayı
24.01.2019 14:53
1045   okunma
İÇİNDE yaşadığımız âlem, imtihan dünyasıdır. Elbette her imtihanın bir neticesi vardır. Allahû Teâla’nın (cc) bütün insanlardan daha ruhlar âleminde iken misak aldığı, muhkem ayetlerle haber verilmiştir. Bu ahd-ü misak hadisesi bir anlamda, İslâmî (meşrû) hareketin manevi mukavelesidir. Allah’a (cc) teslim olan, ihlâsla ilâhi teklifleri edâ eden ve hevâsının ihtiraslarını bir kenara bırakan insanların, hakikate uygun olan bütün fiillerine İslâmî hareket denilir. Bilindiği gibi müslümanların değişmeyen vasıflarından birisi de insanlara iyilikleri emretmeleri ve onları kötülüklerden alıkoymaya çalışmaktır.
YAZARLAR
© 2019 Karar Basın ve Yayıncılık A.Ş. Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye - ANKARA Tel: 0 (312) 230 65 27             Programlama: Murat Kaya