TAKDİM
Misak Dergisinin 336. Sayısı Çıktı
15.02.2019 14:53
1567   okunma
CEMİYET hâlinde yaşayan insanların; siyasi, iktisadi, hukuki ve ahlâki hükümlere ihtiyaçları vardır. Nazari plânda başta devlet olmak üzere, bütün siyasi müesseselerin ‘insanların ortak ihtiyaçlarını karşılamak için’ inşâa edildiklerini söylemek mümkündür. Siyaset uzmanları devleti; “aynı ülkenin vatandaşı olan insanların ortak ihtiyaçlarını karşılayan ve insanlığa hizmet eden hukuki-siyasi bir kurum” olarak tarif etmişlerdir. Yaygın olan anlayışa göre devlet: “Sınırları malûm bir ülkeye sahip olan, belirli anayasal düzeni bulunan ve teşkilâtlı millet topluluğunu meydana getiren siyâsi/hukuki bir kurumdur.” Bu tarifin, genel kültüre uygun olduğunu söylemek mümkündür. Ancak doğru olduğunu isbat etmek kolay değildir. Sınırları malûm bir ülkede egemen olmak ve anayasal (hukuki) düzeni sağlamak gibi unsurlar, devletin “olmazsa olmaz” şartıdır. Ancak günümüzde BM üyesi olan bazı devletlerin, insanlığa hizmet ettiklerini ve varlık sebebine bağlı kaldıklarını söylemek mümkün değildir. Devlet adamları, filozoflar ve politikacılar tarafından kurgulanan ‘resmi ideolojiler’ değiştirilmesi mümkün olmayan ‘sivil din’ gibi, insanlara dayatılmıştır. Kula kulluğu ön plãna çıkaran resmi ideolojilerin fitne ve fesadın yayılmasına vesile oldukları görülmektedir.
Misak Dergisinin 335. Sayısı Çıktı
06.02.2019 14:53
859   okunma
TARİH boyunca hakkı inkâr eden ve insanları hakir gören müstekbirler, kuvveti esas alan orman kanunlarını ön plâna çıkarmışlardır. Klasik Hellenist felsefenin etkisinde kalan ve ‘Hakikat yoktur, hakikat zannedilen şeyler vardır. İnsanın dışında, insanı aşan herhangi bir hakikat (vahiy) yoktur’ ilkesini benimseyen filozofların, rölativizm (izafiyet) teorisini geliştirdiklerini söylemek mümkündür. Bu felsefi ekolün iddiası, genel hatları ile şudur:
Misak Dergisinin 334. sayısı çıktı
24.01.2019 14:53
856   okunma
İÇİNDE yaşadığımız âlem, imtihan dünyasıdır. Elbette her imtihanın bir neticesi vardır. Allahû Teâla’nın (cc) bütün insanlardan daha ruhlar âleminde iken misak aldığı, muhkem ayetlerle haber verilmiştir. Bu ahd-ü misak hadisesi bir anlamda, İslâmî (meşrû) hareketin manevi mukavelesidir. Allah’a (cc) teslim olan, ihlâsla ilâhi teklifleri edâ eden ve hevâsının ihtiraslarını bir kenara bırakan insanların, hakikate uygun olan bütün fiillerine İslâmî hareket denilir. Bilindiği gibi müslümanların değişmeyen vasıflarından birisi de insanlara iyilikleri emretmeleri ve onları kötülüklerden alıkoymaya çalışmaktır.
YAZARLAR
© 2019 Karar Basın ve Yayıncılık A.Ş. Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye - ANKARA Tel: 0 (312) 230 65 27             Programlama: Murat Kaya