MAKALE
Elektronik Beyin, Yapay Zekâ ve Kalbin İflâsı
20.02.2019 14:30
780   okunma
Teknolojinin ilerlemesi, internet sistemi ve yapay zekânın piyasaya sürülmesi, yeni tartışmaları beraberinde getirmiştir. Halbuki Duygudan ve akıldan yoksun olarak işlem gören "zekâ" insanı çok yanlış kararlara götürebilir. Mesela: Alman ırkının üstün özelliklere sahip olması için engelli insanları öldürerek, geriye saf ve temiz bir ırk oluşturma çabaları zekice olabilir ama insanca (akıllıca) değildir. Hasta ve çok acı çeken insanların, iyileşme ihtimali çok düşük olan kişilerin acı vermeyen bir yöntemle öldürülmesi mantıklı olabilir, ama akıllıca değildir. Duygularımız beyinde değil, kalbdedir. Öfke, kin, sabır, korku, nefret ve tiksinti gibi duygularımızın kalbe ait özellikler olduğunu Allah (cc) şu ayetleri ile beyan eder; "Ve kalplerindeki öfkeyi gidersin (gayza kulûbihim)" (Tevbe, 9/15) ayrıca "Onların göğüslerindeki kini çıkarıp atmışızdır."(Hicr, 15/47) ve "Onların kalplerine korku düşürdü (kazefe fi kulûbihim er ru'be)." (Ahzab, 33/26) Bir başka ayet; "Allah anıldığı zaman, ahirete inanmayanların kalbi nefretle tiksinir (işmezzet kulûbu)" (Zumer, 39/45) buyurarak aklın merkezi olan kalbin, aynı zamanda duyguların da merkezi olduğunu beyan etmiştir.
Emr-i Bil Mâruf ve Nehy-i Anil Münker Farzı Üzerine Notlar
18.02.2019 14:10
632   okunma
İman etmek çok kolay, fakat onu muhafaza etmek çok zordur. Bir insan Allah'tan gelen her şeyi kabul ettiğini beyan eden ve onun dışındaki inanç ve amel oluşumunu reddeden tek bir söz ile, ebedi olan cehennemin en derin vadilerinden, ebedi olan cennetin bahçelerine geçiş yapar. Bu mübarek söz, kelime-i şehâdettir. Bu sözü kalben tasdik eden ve dili ile ikrar eden her kişi, bu sözün gereğini bozmadığı müddetçe “Müslüman” sıfatına hâizdir. İman etmek ve bu işi diğer iman edenlerle beraber yapmak kurtuluş reçetesidir. Bu mahiyete işaret eden bir başka âyette de; “Ey iman edenler, İslâm’a topluca girin, şeytanın yollarına tabi olmayın” (Bakara, 2/208) buyurularak, iman edenlerin İslâm'ı topluca, cemaat halinde yaşamalarını, aksi halde şeytanın yollarından birine tabi olacağını, kolayca aldatılabileceğini beyan etmektedir. Çünkü İslâm’ı beraber yaşayan insanlar, birbirlerini şeytanın ve şeytanlaşmış insan ve rejimlerin aldatmalarından korurlar.
Bâtıl Te'villere Kalbini Teslim Eden İnsan ve Zulüm
16.02.2019 14:50
635   okunma
Bâtıl tevillere kalbini teslim eden insan; hem Allah'ın (cc) âyetlerine, hem kendi nefsine zulmettiğini bilmesi gerekir. Kur’ân âyetlerini fıtrata uygun olarak, ölçülü ve dengeli bir anlayış tarzı ile ele almamız, eğer böyle bir ehliyete sahip değil isek âyetlerden hüküm çıkarma işini ehline bırakmamız zaruridir. Şimdi bizler, İslâmi terbiye almamış, demokratik ahlâk ile yetişmiş, bırakın hadis ilimlerini ve yüz binlerce hadisi bilmeyi ya da en azından ilmihalimizle ilgili meselelerdeki hadislerden bile cahil olduğumuz gibi ve hatta âyetlerden bile bihaber olarak dini yaşamaya çalıştığımızı unutarak, üstüne üstlük ezberlediğimiz üç beş âyet, birkaç şüpheli hadis ile, Kur’ân meallerine tutunarak diğer insanlar hakkında bile hüküm veriyor, onların hatalarından dem vuruyoruz. Bu açık bir zulüm değil midir?
İdlib Meselesi ve Müslümanların Beden Bütünlüğü
06.02.2019 13:21
739   okunma
Müslümanlar için yaşamış oldukları her an ve her hadise bir imtihan vesilesidir. Zaman ve mekân ölçüleri içinde, her bir Müslümanın karşılaşmış olduğu olaylar karşısında sergilemiş olduğu inanç ve amel bütünlüğü, onun takvasını veya fıskını, hatta küfrünü ortaya koyan belâlardır. Belâ kelimesi Türkçede kullanıldığı gibi sadece kötü olan olayları değil, güzel ve istenilen istekleri de içinde barındıran bir kelimedir. İmam Kurtubi, Bakara Sûresi 124. Ayette belâ (İbtilâ) kelimesinin; “Sınamak ve denemek” manalarına geldiğini beyan eder. İnsan sağlıkla, zenginlikle, ilimle, rahatlıkla, nimetler içinde yüzmekle de belalara mâruz kalabilir. Biz Türkiye coğrafyasında bulunan Müslümanlar da diğer ülkelerde bulunan Müslümanlara karşı birtakım belalar ile sınanmaktayız. Yakın geçmişimizde Afganistan, Bosna, günümüzde ise Filistin, Arakan, Suriye gibi ülkelerde yaşayan Müslümanlara karşı nasıl bir tavır takınıyoruz?
YAZARLAR
© 2019 Karar Basın ve Yayıncılık A.Ş. Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye - ANKARA Tel: 0 (312) 230 65 27             Programlama: Murat Kaya