Misak Dergisi 350. Sayı
ABD ve müttefiklerinin Ortadoğu’daki en önemli müttefiği İsrail Devleti’dir. Uluslararası hukukun kurallarından muaf tutulan, dünyanın en önemli nükleer ve biyolojik silah üreten ülkelerinden birisi olan İsrail; soykırım, etnik temizlik veya diğer insanlık suçlarını işleme yetkisine sahip kılınan yegâne devlet olma imtiyazına haiz kılınmıştır. İstediği anda Filistin halkına ait toprakları işgale yeltenen, yerleşim birimlerini haritadan silebilen ve yüzlerce insanı hiç bir ayırım gözetmeden (ihtiyar, kadın, çocuk vs) katledebilen İsrail, binlerce insanı esir alıp çölde kurduğu temerküz kamplarında tutabilmektedir. Katliam veya soykırıma tabi tutulan toplumlar için artık hiç bir koruyucu mekanizma kalmamıştır. Amerika’nın siyasi emellerine hizmet eden Atlantik Paktı (NATO) ülkeleri ile Avrasya Harekâtı’na liderlik eden Rusya arasında yaşanan siyasi rekabet, İslâm topraklarında yaşanan asimetrik savaşa yeni bir boyut kazandırmıştır. Seçim kampanyası esnasında ABD derin devletinin (Office of Net Assessment), silah lobilerinin ve iç istihbarat şeflerinin desteğini arkasına alan Donald Trump; gerek WASP (White Anglo-Saxon Protestan) kimliği konusunda, gerek İslâmofobia (İslâm düşmanlığı) noktasında; tıpkı diğer eski ABD başkanları gibi Siyonist Illuminati Çetesi’ne hizmet eden bir müstekbirdir. Bu tesbitten sonra Illuminati Çetesi’nin siyasi hedeflerine geçebiliriz.
KİTAP
İslam Akıl Dini Değil İman Dini
10.04.2019 11:00
4768   okunma
İnsanı zararlı fiillerden alıkoymak ve imsak mânâsına gelen akıl, ıstılâhi olarak 'Bilmek, anlamak, şuurlu olmak' gibi mânâlar ifade eder. Çoğulu 'ukûl'dür. İnsanın zarûrî ve nazarî bütün ilimleri, akıl vasıtasıyla kavradığı inkâr edilemez. Dikkat edilirse günümüzde akıl, 'beyin' denilen organın bir fonksiyonu gibi mütalaa edilmektedir. Hâlbuki İslâm uleması aklı: 'Kalpte bulunan, hak ve batılı ayırt etmede vasıta olan nurdur' şeklinde tarif etmişlerdir. Bu tarif temelde, şu âyet-i kerimeye dayanır: 'Andolsun ki, biz cin ve ins'ten birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, bununla idrak edemezler. Gözleri vardır, bunlarla göremezler. Kulakları vardır, bunlarla işitemezler. Onlar dört ayaklı hayvan gibidir, hatta daha sapıktırlar. Onlar gaflete düşenlerin ta kendileridir.' (A'raf Sûresi 179) Bu âyet-i kerimede geçen yefkâhûne biha ibaresi, kalple alâkalıdır. Yefkâhûne, ince idrak ve keskin kavrayış mânâsına gelir. Tanıtımını yaptığımız bu eser, akıl ile iman arasındaki münasebeti konu olmaktadır.
Geçmiş Zaman Olur Ki
13.03.2019 12:30
1137   okunma
Resmi ideolojiye iman eden cumhuriyet dönemi aydınları, modern hurafe hükmünde olan sivil din anlayışını ‘ulusalcılık’ adı altında pazarlama yolunu seçmişlerdir. Modern-sivil din anlayışı; insanı yeryüzünün halifesi değil, sahibi olarak gören, münzel kitaba dayanan bütün dinlerin iman esaslarını ve mukaddes değerlerini, pragmatik gerekçelerle değiştiren ideolojik bir anlayıştır. Tek kelimeyle resmi ideoloji adına, İslâm fıkhını mahkûm eden, vatandaşları kavimlerine göre değerlendiren ve ‘“Din Yok, Milliyet Var” diyen siyaset anlayışı, Türkiye’de etnik-terör felâketinin yaşanmasına vesile olmuştur. Bir filozofun dediği gibi; 'geçmiş asla geçmiş bir zaman dilimi değildir, hatta geçmiş geçmiş bile değildir.' Uzun yıllar ‘Türkiye Din Görevlileri Federasyonu Başkanlığı’ görevini deruhte eden ve ‘Hakses’ mecmuasını yayına hazırlayan Muhterem N. Mehmed Solmaz Hocaefendi’nin kaleme aldığı ‘Geçmiş zaman Olur ki..’ isimli eser, çok partili dönemde yaşanan siyasi hadiseleri merkeze alan bir denemedir. Bu eser, müellifin kendi hayatından bazı kesitleri sunması açısından 'hatıra' vasfını taşımaktadır. Dikkatlice okunmasında fayda vardır.
Ulus Olmanın Kutsal Temeli: Sivil Din
20.02.2019 11:00
974   okunma
Sosyal bilimlerin önemli bir konusu olan sivil din kavramına hem sosyal bilimlerin doğası ve hem de konunun son derece girift olması dolayısıyla ‘efrâdın câmî ağyârına mâni’bir tanım getirmek mümkün görünmemektedir. Siyaset bilimcilerin sivil din tanımı ile söz gelimi, teologların sivil din tanımı benzerlikler arz etmesine karşın pek çok noktada farklılık gösterir. Sivil din ifadesinin işaret ettiği olguyu tanımlamanın zorluğu, söz konusu ifadenin işaret ettiği alanları tanımlamanın zorluğunun yanında, bu alanların birbirleriyle olan ilişki biçimlerini belirlemenin zorluğuyla da ilgilidir. Rousseau siyaset felsefesinde sivil din kavramını kullanan ilk düşünür olurken, Durkheim aynı ifadeyi kullanmaksızın aynı konudaki sosyolojik çözümlemelerinde benzer görüşler serdetmiştir. Rousseau, dini, hayâl ettiği ideal bir devletin olmazsa olmaz uzlaştırıcı bir unsuru olarak görüp, bir din (sivil din) icat etme yolunu seçmiştir. Tanıtımını yaptığımız bu eser, beşeriyete ibadet mezhebi hükmünde olan sivil din konusunda, türkçe olarak yayınlanan güzel bir incelemedir.
Siyer ve İtikad
16.02.2019 12:33
818   okunma
Peygamberimiz Efendimiz'i (s.a.v.) tanımak, O’nun sünnet-i seniyyesi ve mekârim-i ahlâkını öğrenmek denilince genellikle zihinlerde yerleşik olan kabul; meselenin siyer, megâzî, menâkıb ve şemâil eserleri okumaktan ibaret görülmesidir. Hâlbuki mezkûr alanlarda aktarılmış olan rivayetleri İslâm’ın sunduğu peygamber tasavvuruna halel getirmeden anlamamızı sağlayacak olan yine Hz. Peygamber (s.a.v.) ile ilgili itikadi kabullerimizin, temelde tereddütsüz ve sahih olarak inşâ edilmiş olmasıdır. Bu temeli ihmal ederek İslâm tarihini yahud hadisleri parçacı bir okumaya tabi tutmak Allah'ın Rasülü (sav) ile ilgili, Müslümanları yanıltıcı neticeler verebilecektir, nitekim vermektedir. Âhir zaman din telakkisinin, modernist akımlar vasıtasıyla hayatımızdan çıkarmaya teşebbüs ettiği Hz. Peygamber (s.a.v.), O’nun sünneti ve nübüvvet konularındaki itikadi esaslar, aslında Müslümanları tarihin en ciddi imtihanı ile karşı karşıya getirmektedir. Allah Rasûlü'nün getirdiği vahyi, tebliğ edicisini ademe mahkûm ederek anlama ve yaşama garabeti tarihin en trajik vakıasıdır. Melikşah Sezen'in kaleme aldığı 'Siyer ve İtikad' isimli eser, bazı incelikleri ön plâna çıkaran güzel bir eserdir. Dikkatle okunmasında fayda vardır.
Devlet ve Siyaset Üzerine Notlar
11.02.2019 00:00
1525   okunma
Bu sayımızda sizlere tanıtımını yapacağımız kitap, Devlet ve Siyaset Üzerine Notlar" adlı kitaptır. Kitabın ilk baskısı "Devlet ve Siyaset" ismiyle 1995'te basılmıştı. Bu baskı, "Misak Mecmuası"nın hediyesi olarak sadece mecmuaya abone olan kardeşlere gönderilmişti.
12
YAZARLAR
© 2019 Karar Basın ve Yayıncılık A.Ş. Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye - ANKARA Tel: 0 (312) 230 65 27             Programlama: Murat Kaya