Misak Dergisi 350. Sayı
ABD ve müttefiklerinin Ortadoğu’daki en önemli müttefiği İsrail Devleti’dir. Uluslararası hukukun kurallarından muaf tutulan, dünyanın en önemli nükleer ve biyolojik silah üreten ülkelerinden birisi olan İsrail; soykırım, etnik temizlik veya diğer insanlık suçlarını işleme yetkisine sahip kılınan yegâne devlet olma imtiyazına haiz kılınmıştır. İstediği anda Filistin halkına ait toprakları işgale yeltenen, yerleşim birimlerini haritadan silebilen ve yüzlerce insanı hiç bir ayırım gözetmeden (ihtiyar, kadın, çocuk vs) katledebilen İsrail, binlerce insanı esir alıp çölde kurduğu temerküz kamplarında tutabilmektedir. Katliam veya soykırıma tabi tutulan toplumlar için artık hiç bir koruyucu mekanizma kalmamıştır. Amerika’nın siyasi emellerine hizmet eden Atlantik Paktı (NATO) ülkeleri ile Avrasya Harekâtı’na liderlik eden Rusya arasında yaşanan siyasi rekabet, İslâm topraklarında yaşanan asimetrik savaşa yeni bir boyut kazandırmıştır. Seçim kampanyası esnasında ABD derin devletinin (Office of Net Assessment), silah lobilerinin ve iç istihbarat şeflerinin desteğini arkasına alan Donald Trump; gerek WASP (White Anglo-Saxon Protestan) kimliği konusunda, gerek İslâmofobia (İslâm düşmanlığı) noktasında; tıpkı diğer eski ABD başkanları gibi Siyonist Illuminati Çetesi’ne hizmet eden bir müstekbirdir. Bu tesbitten sonra Illuminati Çetesi’nin siyasi hedeflerine geçebiliriz.
FIKIH
İkinci Bâb: Amel İçin Kur’ân’da Delîl Bulamayan Mü’minin, Sünnet-i Nebeviyye’den Talep Etmesinin Vacipliği Beyânındadır
27.05.2019 10:10
560   okunma
Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat'in müctehid imamları; İslâm Fıkhı'nın dünyaya ve âhirete müteveccih olan bütün hükümlerinin dört kaynaktan elde edileceği konusunda ittifak etmişlerdir. Bunlar sırasıyla Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz'in Sünneti, İcma-i Ümmet ve Kıyas-ı Fukaha'dır. Bunlara 'Edille-i Şer'iyye' denildiği gibi 'Asli Deliller' de denilir. Bunların dışında bazı deliller daha vardır ki, asli delillerde hükmü bulunmayan meselelerin istinbat yoluyla çözülmesine vesile olurlar. Bunlara fer'i deliller veya müzhir olan deliller adı verilir. Ali Hıbrî Efendi'nin, usûl ilimlerini konu alan "Minhâcü'l-Muhammedî" isimli eserinin girişinde yer alan ve şer'i delillerin kısımlarını konu alan bölümünün tercümesini sunuyoruz. Bu yazı serimiz, usûl konusunda zihinlere takılan bazı şüphelerin giderilmesine vesile olabilir.
Allah için Gönüllü Yardım ve İyilik Yapmak: İnfak
25.04.2019 11:20
928   okunma
Müslümanların değişmeyen vasıflarından birisi, Allahû Teâlâ'nın (cc) kendilerine rızk olarak verdiği mallardan infak etmeleridir. Zekat ve sadaka-ı fıtrın dışında kalan diğer bütün mali yardımlar ve hayırlar, yani Allah (cc) rızası için yapılan gönüllü hayırlar ve yardımlara infak denilir. Son devrin müfessirlerinden Elmalılı M. Hamdi Yazır merhum İnfak'ı şöyle tarif etmiştir: "İnfak; Zekat ve diğer sadakalar, bağışlar, yardımlar ve vakıflar gibi, fakirlere, diğer çeşitli hayırlara, aileye yardım gibi bütün mal ile yapılan ibadetleri içine alır.Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem de şöyle buyurmuştur:"İnsan öldüğünde amel defteri kapanır. Yalnız şu üç şeyin sevabı devam eder: Sadaka-i cariye, faydası devamlı olan ilim ve ölenin ardından dua eden evlat." İnfak, İslâm dininin iman-ibadet-ihsan'la birlikte dört rüknünden birisini oluşturur. İnfak, zekat gibi farz ibadetler dışında mükellefin kendi imkanları ölçüsünde ve belirlediği miktarda ihtiyaç sahiplerine yaptığı maddi yardımları ifade eder. Bu, sadece para yardımı değil, herkesin imkanları ölçüsünde ya da mesleki çerçevede ihtiyacı olanların yardımına koşmak anlamına da gelir. .Sadece insanlara değil hayvan ve bitkilere yapılanlar da aynı kapsamdadır.
Beşinci Mebhas: Aklın Şerefi, Hakikati, Kısımları ve Farkları
25.04.2019 11:10
627   okunma
Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat'in müctehid imamları; İslâm Fıkhı'nın dünyaya ve âhirete müteveccih olan bütün hükümlerinin dört kaynaktan elde edileceği konusunda ittifak etmişlerdir. Bunlar sırasıyla Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz'in Sünneti, İcma-i Ümmet ve Kıyas-ı Fukaha'dır. Bunlara 'Edille-i Şer'iyye' denildiği gibi 'Asli Deliller' de denilir. Bunların dışında bazı deliller daha vardır ki, asli delillerde hükmü bulunmayan meselelerin istinbat yoluyla çözülmesine vesile olurlar. Bunlara fer'i deliller veya müzhir olan deliller adı verilir. Ali Hıbrî Efendi'nin, usûl ilimlerini konu alan "Minhâcü'l-Muhammedî" isimli eserinin girişinde yer alan ve şer'i delillerin kısımlarını konu alan bölümünün tercümesini sunuyoruz. Bu yazı serimiz, usûl konusunda zihinlere takılan bazı şüphelerin giderilmesine vesile olabilir.
Dördüncü Mebhas: Kıyâsın Hakikati ve Nevileri Beyanındadır
10.04.2019 11:20
675   okunma
Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat'in müctehid imamları; İslâm Fıkhı'nın dünyaya ve âhirete müteveccih olan bütün hükümlerinin dört kaynaktan elde edileceği konusunda ittifak etmişlerdir. Bunlar sırasıyla Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz'in Sünneti, İcma-i Ümmet ve Kıyas-ı Fukaha'dır. Bunlara 'Edille-i Şer'iyye' denildiği gibi 'Asli Deliller' de denilir. Bunların dışında bazı deliller daha vardır ki, asli delillerde hükmü bulunmayan meselelerin istinbat yoluyla çözülmesine vesile olurlar. Bunlara fer'i deliller veya müzhir olan deliller adı verilir. Ali Hıbrî Efendi'nin, usûl ilimlerini konu alan "Minhâcü'l-Muhammedî" isimli eserinin girişinde yer alan ve şer'i delillerin kısımlarını konu alan bölümünün tercümesini sunuyoruz. Bu yazı serimiz, usûl konusunda zihinlere takılan bazı şüphelerin giderilmesine vesile olabilir.
Mali İbadet Olan Zekât'ın Keyfiyeti, Hükümleri ve Hikmetleri
13.03.2019 13:00
760   okunma
İslâm dininin iktisadi anlamda temel hedefi; üretimin artırılması, ortaya çıkan gelirin adil bir şekilde dağıtımının sağlanması ve israfın önlenmesidir. Sosyal adaletin ve adil gelir dağılımının sağlanamadığı her toplumda, sınıflar arası çatışmanın ortaya çıkması mümkündür. Hesap gününe hazırlanan müslümanların; dünya malını kazanırken ve harcarken, İslâm'ın temel hedeflerine hizmeti esas alması gerekir. Allah'ın (cc) rızasını kazanmak niyetiyle mallarını harcayan müslümanların; dünyada ve ahirette mahzun olmayacakları muhkem nassla haber verilmiştir: "Mallarını gece gündüz, gizli ve aşikar (Allah yolunda) harcayanlar yok mu? İşte onların Rableri katında mükâfatları vardır. Onlara hiç bir korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değildirler." (El Bakara Sûresi: 274) Malın temizlenmesine ve bereketlenmesine vesile olan zekât ibadetinin, zengin olan bütün erkek ve kadın Müslümanlara farz kılındığı malumdur. Kur'an-ı Kerim'de mü'minlere "Namazı kılın ve zekâtı verin" emri, muhtelif surelerde otuz iki defa tekrar edilmiştir. Namaz ile zekâtın aynı âyetlerde birlikte zikredilmesinin bir değil, birden fazla hikmeti vardır.
12
YAZARLAR
© 2019 Karar Basın ve Yayıncılık A.Ş. Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye - ANKARA Tel: 0 (312) 230 65 27             Programlama: Murat Kaya