Terörsüz Türkiye Projesi
veya İç Cephenin Tahkimi
Ayın Konusu

PKK silahları bırakmadan bu sorunun ortadan kalkmayacağı genel kabuldür ve doÄŸrudur. Bu genel kabulün yanı sıra, zaman zaman PKK’nın silah bırakması halinde yaÅŸanabilecek geliÅŸmeler üzerine tartışmaların da yapıldığı doÄŸrudur. Özellikle geçmiÅŸte çözüm süreci olarak adlandırılan dönemde bu tartışmalar sıkça yapılmıştır. Son günlerde bu tartışmalar yeniden baÅŸlamıştır. PKK’nın silah bırakması durumunda Türkiye’nin nasıl bir sürece evrileceÄŸi, PKK’nın bu yönde bir adım atması halinde toplumun vereceÄŸi tepkilerin ne olacağı gibi sorular, yeniden gündeme gelmiÅŸtir. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çaÄŸrısı neticesinde 12 Mayıs’ta PKK’nın silahları bırakması ve kendini feshetmesinden sonra tartışmalar alevlenmiÅŸ, pozisyonlar netleÅŸmiÅŸtir. Siyasi zeminde de kayda deÄŸer adımların atıldığı malumdur. TBMM çatısı altında “Millî Dayanışma, KardeÅŸlik ve Demokrasi Komisyonu” kurulmuÅŸtur. TBMM çatısı altında bulunan İYİ Parti dışındaki bütün siyasi partiler komisyona üye vererek sürece dâhil olmuÅŸtur.
Hüsnü AKTAÅž
Filistin İhtilalini Alevlendiren
Suriyeli Alim: İzzeddin el-Kassam
Siyaset

20 Kasım 1935... Ya’bed ormanlarında İzzeddin el-Kassam’ın ÅŸehadetinin üzerinden tam doksan yıl geçti. Aradan on yıllar geçti ama Kassam’ın adı hâlâ yaşıyor: İlimle cihadı birleÅŸtiren, hutbeyi silaha dönüÅŸtüren, sözü isyana, imamlığı öncülüÄŸe çeviren bir ÅŸahsiyet olarak; Lazkiye sahilindeki Ceble’den, Filistin’in kuzey daÄŸlarına uzanan bir direniÅŸ hikâyesinin adı olarak bilinmektedir.
Muhammed İzzeddin b. Abdi’l-Kadir el-Kassam, 1882 yılı civarında Suriye’nin Lazkiye vilayetine baÄŸlı Ceble kasabasında doÄŸdu. Babası ve dedesi, Abdülkadir Geylanî’ye nispet edilen Kadiriyye tarikatında “mukaddem” konumundaydı; Irak’tan gelen derviÅŸler Ceble’ye uÄŸrar, yıllarca onların türbelerini ziyaret ederlerdi. Fakat bu tasavvufî çevrede yetiÅŸen Kassam, ilerleyen yıllarda bizzat türbelere yönelik aşırılıkları tenkit etti; kabirlere adak adanmasını, onlardan medet umulmasını haram sayarak insanları tevhîde çağırdı.
Star
Açık GörüÅŸ
Prof. Dr. Vasfi AÅŸur Ebu ZEYD
Filistin’de Dün
ve Yarın
İktibas

İsrail'de, İsrail vatandaşı olan hâlihazırda yüzde 20 civarındaki Müslüman nüfus artma eÄŸilimde. Bunların üzerine milyonlarca Filistinlinin daha -öyle veya böyle- İsrail tebaası haline gelmesi İsrail için kabul edilebilir bir durum deÄŸil, bunu bir ulusal güvenlik riski olarak görüyorlar. Hâsılı kelam bugün için İsrail'in sorunu Filistin’in iÅŸgal edilmemiÅŸ son topraklarını da iÅŸgal ve fethetmenin ötesinde; buraları büyük ölçüde boÅŸ olarak ele geçirmek. EÄŸer uluslararası toplum Filistin’de kalıcı barış için kesin bir kararlılık ve somut adımlar ortaya koymazsa, Filistin’de daha çok kan dökülecek. Kuvvetle muhtemel ki bu kan tüm bölgeye sıçrayıp yayılacak. Dünya kana bulanmadan önce insanlığın vicdanı Siyonizm karşısında galip gelebilecek mi?
Star Gazetesi 19.11.2025
Dr. Mehmed Yahya ÇİÇEKLİ
Türkiye Yüzyılını
Hangisi Belirleyecek?
Milliyetçilik mi? Ümmetçilik mi?
Makale

Osmanlı Devletine ihtiÅŸam, maddi ve manevi güç verdiÄŸi dönemlerde iyi, güzel, faydalı ve korunması elzem olan Panislamizm, devletin zayıflaması, toprak kaybı ve Batı’nın üstünlüÄŸü ile birleÅŸince kurtulunması gereken bir yük haline geldi. Türkiye Cumhuriyeti bu yükten kurtulmak üzerine kurulmuÅŸtur. M. Kemal, milli mücadeleyi baÅŸlatmak için Anadolu’ya giderken en önemli hedefin hilafeti ve hilafetin merkezi İstanbul’u kurtarmak olduÄŸunu, halifeye baÄŸlılığını dile getirmek olmuÅŸtu. TBMM ve TeÅŸkilatı Esasi İslâm üzerine bina edilirken Birinci Meclis’in İslâmcıları tasfiye edildi. Araplar ötekileÅŸtirildi. Ulus merkezli bir ideoloji inÅŸa edildi. Osmanlı düÅŸman olarak tanımlandı. Hanedana mensup kiÅŸiler sürgün edildi.
Kamil YEŞİL
İslâmi Davette Usul
ve Üslup Ayrılmazlığı
İnceleme

Peygamberler ümmetlerini güzel öÄŸüt, ikna edici delil ve yumuÅŸak üslupla davet etmiÅŸlerdir. İtirazlar dikkate alınmış güzel öÄŸüt ve tartışmalarla ikna cihetine gidilmiÅŸtir. İnatlarında ısrar edenler olsa bile; onlara ÅŸiddet, baskı, iÅŸkence gibi insan tabiatına aykırı uygulamalar yapılmamıştır. Süyûtî (rh.a) bir uzlaÅŸma ve doÄŸru çizgide buluÅŸmak için; hikmet kavramına dikkat çekmiÅŸtir. Ona göre hikmet; vahiy ve aklın uyum içinde olmasıdır. Peygamberlerin kavimlerini; vahiy ve aklın rehberliÄŸinde güzel öÄŸütle davet etmeleri de bu yolu desteklemektedir. Aynı metot uygulanarak çevre ile açık ve güzel öÄŸüt üzerinden iletiÅŸim saÄŸlamak mümkündür. Åžu var ki baÅŸkasını incitecek söz ve ifadeler kırmızı çizgi olmalıdır. Çünkü bireyi ÅŸiddet, öfke ve baskı anlamına gelecek eylemlerle hidayete ikna etmek Allah’ın takdir ve muradına da uygun düÅŸmemektedir.
Geçen Sayının Devamı
Mustafa ÇELİK
İnanılması Zaruri Hükümler
ve Elfaz-ı Küfür Meselesi
Akaid

Hüda’ya veya hevâ’ya tabi olmak, öncelikle kalbe mahsus olan bir ameldir. Dolayısıyle insanın kalbine sahip çıkması ve onu hevâsının tuzaklarından koruması ÅŸarttır. İnsanoÄŸlunun arzularını İslâm’a tabi kılması, kalbinde bulunan imanla ilgilidir. Zarûrat-ı diniye terkibi, inanılması mecbûri olan hükümleri ifade için kullanılan bir terkiptir. Kur’an-ı Kerim’de: “Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini, ahiret gününü inkâr ederek kâfir olursa o, muhakkak ki (Sırat-ı Müstakim’den) uzak bir sapıklıkla sapıp gitmiÅŸtir”(En Nisâ Sûresi: 136.) hükmü beyan buyurulmuÅŸtur. Mütevatir olan bir hadis-i ÅŸerif’te “Allah’a, meleklerine, kitaplarına peygamberlerine ahiret gününe, kadere, hayır ve ÅŸerrin Allah’tan olduÄŸuna iman etmenin farz olduÄŸu” haber verilmiÅŸtir. ‘ Sahih bir imana sahip olmayan insanın, imtihanı kazanması mümkün deÄŸildir.
Yusuf KERİMOĞLU
Cihad Dindendir
Tefsir

İslâm dini, Allah"ın varlığını, birliÄŸini, İslâmiyetin büyüklüÄŸünü göstermek ve insanlara yapılan zulüm ve iÅŸkenceyi kaldırıp adaleti tesis etmek için, cihadı farz kılmıştır. Rasûlüllah (sav) buyuruyor: “Kim Allah’ın adını yüceltmek için savaşırsa, iÅŸte o kimse Allah yolundadır.”
Cihad, Arapça “C-H-D/Cehd” kökünden gelir. Lügatte cehd; gayret etmek, takat getirmek, güç yetirmek ve meÅŸakkat çekmek gibi anlamlarda kullanılır. Terim manası ise, “Bezlü’l-mechudi fi husuli’l-maksud”dur; yani maksada ve belirlenen hedefe ulaÅŸmak için gereken her türlü çabayı göstermektir. Allah yolunda ve Allah için cihad; Hz. Peygamber (sav) dahil her mü’mine emredilmiÅŸir.
Mustafa YUSUFOÄžLU
İlmin Yok Olması Neticesinde
Ortaya Çıkan Fitneler
Hadis

Müslümanlar zamanımızda belki de tarihlerinde hiç olmadığı kadar zor imtihanlarla baÅŸbaÅŸa kaldılar. DoÄŸruyu yanlıştan ayırma hususunda belki de hiç bu kadar çaresiz kalmamışlardır. Hz.peygamber (sav); “İlmin kalkması, cahilliÄŸin artması, zinanın çoÄŸalması, içki içmenin yaygınlaÅŸması, kadınların sayısının çok, erkeklerin sayısının az olması, kıyamet alâmetlerindendir. Öyle ki, bir erkeÄŸe elli kadın düÅŸecektir” buyurmuÅŸlardır. Evet, bilgi hep var olacak, fakat ilim kalkacaktır. İlmin kaybolacağı noktasında Peygamber Efendimiz'den (sav) gelen baÅŸka Hadis-i Åžerifler de vardır. Hz. Ebû Derdâ'dan (ra) gelen rivayette, ÅŸu hakikat haber verilmiÅŸtir; “Peygamberimiz Efendimizle birlikte bulunuyorduk. Gözlerini semaya dikti ve ÅŸöyle buyurdu: “-İlim insanlardan alınıp kaybolacağı zaman müslümanların hiçbir ÅŸeye güçleri yetmeyecektir.”
İbrahim DÖNERTAÅž
Hristiyan Siyonizmi
Kitap

Evanjelik Protestanlık baÅŸta olmak üzere Amerikan dini gruplarıyla İsrail devletinin kurduÄŸu yakın iÅŸ birliÄŸini tarihsel köklerinden güncel siyasi sonuçlarına kadar inceleyen bu kitap, Filistin’in iÅŸgali ve İsrail’in soykırım politikaları karşısında suskun ya da destekleyici tutum takınan milyonlarca Hristiyan’ın arkasındaki teolojik, ideolojik ve siyasal dinamikleri mercek altına alarak Siyonizmin sadece bir Yahudi projesi olmadığını, Hıristiyan Siyonizminin ise sadece bir inanç olmayıp küresel emperyalizmin hizmetinde bir teoideoloji olduÄŸunu ortaya koyuyor.
Yahudi-Hristiyan ittifakının arka planındaki ideolojik pazarlıkları, dini metinlerin nasıl siyasal araçlara dönüÅŸtüÄŸünü ve bu ortaklığın Filistin halkı üzerinde nasıl bir yıkım yarattığını anlamak isteyen herkes için önemli bir baÅŸvuru kaynağı olmaya aday bu eser, Lord Shaftesbury, John Darby, Jerry Falwell ve John Hagee gibi aktörler üzerinden ABD’nin dini hayatı, iç siyaseti ve dış politikasına yön veren yapıları da ifÅŸa ediyor.

Mehmed Zahid AYDAR
​Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye Çankaya/ANKARA​
0312 230 65 27​ misakdergisi@gmail.com​​

