Bölgesel SavaÅŸ Ortamında Hakikat
ve Yeni Düzen Arayışı
Ayın Konusu

Günümüzde dünyanın en önemli problemlerinden biri, hakikat krizidir. Haber/Bilgi bolluÄŸu, hakikate ulaÅŸmayı kolaylaÅŸtırmak yerine zorlaÅŸtırmaktadır. Çatışmaların yaÅŸandığı bir ortamda dolaşıma giren haberlerin, görüntülerin ve yorumların büyük bir bölümü çoÄŸu zaman yalnızca olayları aktaran sıradan bilgiler deÄŸildir; bunlar aynı zamanda belirli stratejik amaçlar doÄŸrultusunda üretilmiÅŸ, seçilmiÅŸ, çerçevelenmiÅŸ veya çarpıtılmış enformasyon parçalarıdır. Bu durum modern savaşın tabiatıyla doÄŸrudan iliÅŸkilidir. Devletler, silahlı gruplar, istihbarat servisleri, uluslararası aktörler ve hatta bazı durumlarda özel iletiÅŸim ÅŸirketleri, çatışma ortamlarında bilginin üretimi ve dolaşımı üzerinde etkili olmaya çalışırlar.
Hüsnü AKTAÅž
Uluslararası Güvenlik TaÅŸkilatı Olan Nato’nun KuruluÅŸu ve GeleceÄŸi
Siyaset

M.Akif EKİNCİ
​1949’da 12 devlet tarafından imzalanan Kuzey Atlantik AntlaÅŸması ile kurulan NATO, sonraki yıllarda 20 devletin katılımı ile günümüzde 32 devletin üye olduÄŸu, dünyanın en büyük ortak savunma örgütü hâline geldi. DoÄŸu Blokundaki karşılığı olarak 1955’te kurulan VarÅŸova Paktı Örgütü’nün 36 yıl sonra dağılmasından farklı olarak, NATO 77 yıldan beri ayaktadır. NATO’nun geniÅŸleme sürecinde 1952’de Türkiye ve Yunanistan’ın, 2022’de baÅŸlayan Rusya-Ukrayna Savaşı devam ederken 2023’te Finlandiya’nın, 2024’te İsveç’in NATO’ya katılımında görüldüÄŸü gibi; NATO üyeliÄŸi, dış tehlikelere karşı etkili bir güvenlik sistemi iÅŸlevini yerine getirmektedir.
15 Temmuz’a Giden İnce-Uzun Yol!
İktibas

​1991 SSCB’nin dağılmasından 15 Temmuz’a, o günden bugüne, bugünden sonra nereye diye kronolojik olarak bakmamız gerek ki gerçeÄŸi yakalayalım. Yoksa sıcak olayları gözünüze çok yaklaÅŸtırırsanız tıpkı kibrit çöpünü gözüne çok yaklaÅŸtıran adam gibi arkasındaki ormanı kaybederiz. 28 Åžubat’ı da 15 Temmuz’un da tarafları ne yazık ki gerçeÄŸi tam olarak ortaya koymadılar. RP’liler, 28 Åžubat davasına müdahil bile olmadılar. Ne medya ne siyasiler olayların üzerine adil bir ÅŸekilde gidemediler.
Aslında BÇG ve FETÖ aynı paranın iki yüzüdür. SSCB’nin dağılmasının ardından NATO için “Tehlikenin rengi kırmızıdan yeÅŸile” döndü.
İslâmofobi aslında Hint asıllı İngiliz yazar Salman RüÅŸdi’nin romanı “Åžeytan Ayetleri” isimli romanının 26 Eylül 1988’de İngiltere’de yayımlanması ile İslâmofobi süreci de baÅŸlatılmıştı.
Habervakti.com
15.07.2026
Abdurrahman DİLİPAK
Haçlı Seferlerinin Hayal Bahçesi
Modernizm
İnceleme

Haçlı Seferleri, Hıristiyan Batı’nın Müslüman DoÄŸu’ya düzenlediÄŸi kanlı taarruzların ilki ve en ÅŸiddetlilerindendir. Seferlerin, Batı’da asırlar boyunca devam eden ve 21. yüzyılda da yansımaları görülen Haçlı zihniyeti ve saldırganlık ruhunun oluÅŸumundaki rolü büyüktür. Tahakküm ve yok etme marazının psiko-sosyal alt yapısını hazırlamıştır. Seferler aynı zamanda, dünden bugüne Batı’nın Müslümanlara karşı sergilediÄŸi husumet ve hunharlığı ispatlama ve genlerindeki barbarlık seciyesini gözler önüne serme açısından da önemlidir. Fransalı Müslüman filozof RogerGoraudy’nin tespiti bu noktada isabetlidir: “Batı, katliam yapma istidadına sahiptir”
Mustafa ÇELİK
İbadetlerde
Alışkanlık Tehlikesi
Makale

İbadetler, abd (kul) olduÄŸumuzu gösteren niÅŸanelerdir. Bütün mahlûkat Hâlık’ın kulu olarak O’nu tesbih eder. Varlık olarak hayvanların, nebatatın, cemadatın kendi lisanslarınca tesbih ettiÄŸini âyetlerden öÄŸreniyoruz. Kullar da zikir, tesbih, tekbir ve tahmid ile kainatın zikrine dâhil olurlar. Böylece bütün mahlûkat Hâlık’ı tanımış, Yaratıcıyı anmış (zikir) ve kulluÄŸunu göstermiÅŸ olur. Hamd, biz (insan) kullara ayrıca öÄŸretilmiÅŸtir. Kullar, hamd borcunun nasıl ödeneceÄŸini Peygamberler vasıtasıyla öÄŸrenmiÅŸtir. Literatürde ibadet olarak isimlendirilen namaz, oruç, zekat, hac, cihad gibi ibadetlerin her biri ayrı ayrı hamd ÅŸeklidir. Her birinin zamanı, rükünleri (farzları, vacipleri, sünnetleri) vardır. Bu rükünler; zamanı diÄŸer zamanlardan, hareketi diÄŸer hareketlerden ayırır. Bu ÅŸekil ÅŸartlar ibadetlerin olmazsa olmazlarıdır. Bundan dolayı ibadetlerin bir rükün bilinci olduÄŸu, rükünlerin de bir ibadet bilinci kazandırdığı söylenebilir.
Kamil YEŞİL
Cihad İbadetiyle İmtihan Olunmak
Tefsir

Cihadın, Allahu Teâlâ tarafından kullara yüklenmiÅŸ büyük bir imtihan olduÄŸu unutulduÄŸu zaman; insan, dine karşı kendisini mesul hissetmemeye baÅŸlar. Mesuliyet duygusunu kaybeden nefis ise zamanla müstaÄŸniliÄŸi karakter hâline getirir. Artık hak için cehd etmeyen, bâtıla karşı tavır almayan, ümmetin yarasını kendi yarası bilmeyen bir insan tipi ortaya çıkar. Çünkü cihad sadece meydanda savaÅŸmak deÄŸil; dini muhafaza etme, hakkı ayakta tutma, nefse karşı direnme ve Allah’ın hududunu koruma mücadelesidir.
Mustafa YUSUFOÄžLU
Namaz İnsanı Kurtarır
Hadis

​“Kıyamet günü kulun iÅŸlediÄŸi amellerden ilk hesaba çekileceÄŸi ÅŸey namaz olacaktır. EÄŸer namazı tam ve düzgün olursa baÅŸardı ve kurtuldu gitti, namazı bozuk olursa kesinlikle zarar etti ve kaybetti demektir. EÄŸer hesabı görülen kimsenin farz namazlarında eksiÄŸi varsa Allah ÅŸöyle buyuracak: “Kulumun tetavvu' (nafile) namazlarına bakın ve farzdan eksiÄŸini onlarla tamamlayın.” Sonra diÄŸer amellerin hesabı da bu minval üzere görülür.”
Abdullah ibn Mes'ûd’dan (ra) gelen bir rivayette ise Allah Rasûlü (sav) ÅŸöyle buyurur: “Kıyamet günü insanlar arasında hükme baÄŸlanacak ilk ÅŸey, kan davaları olacaktır.”
Derda PINAR
Müslümanların Zaruri İhtiyaçları
Üzerine Notlar
Fıkıh

Bazı muteber kaynaklarda; islâm ülkesinde yaÅŸayan insanların ortak ihtiyaçları dikkate alınmış ve Hilâfet nizamının zarureti ÅŸöyle ifâde edilmiÅŸtir: “Müslümanlar için bir halifeye (imama) mutlak surette ihtiyaç vardır. Dini hükümlerin uygulanması, cezaların tatbiki, kâfirlere karşı ülke sınırlarının korunması, cihad için ordu teÅŸkil edilmesi, sadakaların toplânması, zorbaların, soyguncuların ve eÅŸkiyaların zabt-u rapt altına alınıp kahredilmesi, Cum’a ve Bayram Namazlarının edâ edilmesi, insanlar arasında ortaya çıkan ihtilâfların ortadan kaldırılması, hukukun üzerine kaim olduÄŸu ÅŸahidliklerin kabulü, velileri bulunmayan (kimsesiz) çocukların ihtiyaçlarının karşılanması, eÄŸitilmesi, evlendirilmesi ve ganimet mallarının taksimi gibi önemli meseleler halife (imam) sayesinde icra edilir.”
Yusuf KERİMOĞLU
Yedi Ekim’e Giden Yol
Kitap

Mehmed Zahid AYDAR
​Uzmanlık alanı Filistin tarihi olan Norveçli tarihçi Erik Skare tarafından kaleme alınan “Yedi Ekim’e Giden Yol”, Filistin’de İslâmi hareketlerin İsrail’in kuruluÅŸundan günümüze uzanan öyküsünü anlatıyor. Temelleri Müslüman KardeÅŸlere uzanan ve İslâmi Cihad’dan Hamas’a kadar geniÅŸ bir yelpazede Filistin’deki İslâmi grupların nasıl doÄŸduÄŸunu, büyüdüÄŸünü ve dönüÅŸtüÄŸünü gözler önüne serer.
Filistin’deki İslâmcı hareketler tarihinin ılımlılar ile sertlik yanlıları arasındaki keskin tartışmalar ve rekabetle ÅŸekillendiÄŸini, bu gerilimlerin büyük ölçüde Filistin içindeki siyasal rekabet, İsrail'in baskısı ve ÅŸiddeti ile bölgesel güç dengelerindeki deÄŸiÅŸimler gibi dış etkenler tarafından belirlendiÄŸini iddia eder.

​Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye Çankaya/ANKARA​
0312 230 65 27​ misakdergisi@gmail.com​​

