SOHBET

Kurban İbâdeti ve Taşıdığı Mesaj
YAZI BOYUTU :

Sabiha ATEŞ ALPAT

Hevâsına muhalefet eden ve ihlâsla Allah’a teslim olan müslümanın ikrarına iman, İslâm fıkhına (hakikate) uygun olan fiillerine ibadet ve salih amel denilir. Kurban ibadeti mü’minlere, Hz. İbrahim (as) ile H. İsmail’in (as) teslimiyetini hatırlatan bir ibadettir. Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Efendimiz’in (sav); ‘Kurban kesiniz!.. Zira kurban ceddim Hz. İbrahim’in sünnetidir’ buyurduğu malûmdur. Hz. Zeyd b. Erkam’dan (ra) rivayet edilen Hadis-İ Şerif’te de aynı keyfiyet ön plândadır. Mü’minlerin annesi Hz.Âişe (r.anha)’dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ademoğlu kurban kesme gününde Allah katında kan akıtmaktan daha sevimli bir amel işlememiştir. O kurban, kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnaklarıyla gelecektir. Kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında hemen kabul olunur. Bu sebeple kestiğiniz kurbanlardan dolayı sıkıntı değil gönlünüz hoş olsun.” (İbn Mâce, Edahî: 3)

 

Kurban İbâdeti ve Taşıdığı Mesaj

HER ibadet kulun takvasına ve dolayısıyla Allah’a yakın olmasına vesiledir. Bu önemli ibadetlerden biri de hiç kuşkusuz kurbandır. 

Hz Adem döneminden beri var olan kurban ibadetinin mahiyeti; kalbin Allah (cc) dışındaki bağlardan kurtarılmasıdır. Mülkün gerçek sahibini bilmek, dünyada otorite olarak Allah kabul etmektir. İnsan yer yüzüne yerleştirildikten sonra kurban ibadetiyle imtihan olmuştur. Hz. Adem döneminden beri var olan kurban hiç kuşkusuz insanoğlunun büyük sınavlarından biridir. 

Kurban emrinin ilk insandan beri var olduğunu ayetten okuyoruz. Ayette şöyle beyan edilmiştir;

“Onlara Adem’in iki oğlunun haberini gerçekçe oku. (Hatırla o zamanı ki) o ikisi kurbanlarını hazırladılar. Birisinin kurbanı kabul olundu. Diğerininki kabul olunmadı. Bu, öbürüne: Kesinlikle seni öldüreceğim dedi. Öbürü de: Allah ancak sakınanlardan kabul eder, dedi.” (Maide:5)

İki kul iki kurban ama sadece biri kabul görmüş!. Çünkü Allah (cc) ancak takva ve İhlas sahiplerinden ve ihsan şuurunda olanlardan kabul ediyordu. Haddini bilen kulun kurbanı kabul görür. Red edilenler ise haddini bilmeyenlerinkidir. 

Kurban takdim etmektir. Kişi kime takdim ettiğinin farkında olursa neyi takdim etmesi ve nasıl takdim etmesi gerektiğini de bilir. Hz. Adem’in oğullarından Habil işin farkında gerçek mülk sahibi Allah’tır diyerek, mülkün sahibine ihlasla en kıymetli olanı takdim ederken, Kabil mülkün sahibi kendini zannedip en kıymetsiz olanı alıp takdim ediyor. İkisinin fiilide aynı ama biri kabul görürken diğer red ediliyor. Neden? Çünkü iç ve dış bütünlüğüne sahip olmayan fiiller ihlas ve ihsanını yitirdiği için geçerliliğini kaybediyor. 

Bir başka kurban hikayesi de Hz. İbrahim’in hayatından okuyoruz. Kulluk imtihanında zorlu süreçleri atlatarak bize örnek gösterilen Hz. İbrahim’den oğlunun kurban edilmesi istenmişti. 

“Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: “Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?” dedi. “Ey babacığım! Ne ile emrolduysan yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin” dedi. Böylece ikisi de Allah’a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: “Ey İbrahîm! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükâfatlandırırız” diye seslendik. Doğrusu bu apaçık bir deneme idi.” (saffat:102-106)

Bu imtihan karısı Hacer’i ve oğlu İsmail’i ıssız bir çölün ortasına yapayalnız bırakıp gelmesinden çok daha büyük bir imtihandı. 

Yanında koşar hale gelen canciğer oğlunu kurban edecekti. Allah’la arasına hiçbir şey girmeyecekti. Kalbinde hiçbir şey Allah sevgisinin önüne geçmeyecekti. Allah yolunda, Allah’ın emirlerini uygulama konusunda önünde hiçbir engel bulunmayacaktı. Kıyamete kadar tüm mü’minler için bu en büyük bir örnek olacaktı. İşte bu örnekle diyecekti ki İbrahîm (a. s), “Ey insanlar Allah yolunda yürürken sakın hiçbir şeyi O’nun önüne geçirmeyin. Oğlunuz, kızınız, karınız, kocanız, babanız, ananız, arkadaşınız, dostunuz, eviniz, barkınız, mesleğiniz, malınız, mülkünüz, diplomanız, doktoranız Allah’ın emrinde olsun. Sakın bunlar Allah’ın önüne geçmesin. Her şeyinizi O’nun adına, O’nun yoluna kurban edin, ” diyecekti.(1)

Her ibadet ancak içerdiği mesaj doğrultusunda bilinç ile ifa edilirse anlam kazanır. İbâdet Allah’a sunulan kulluk görevidir. Allah’ın emri olmalı, Allah’ın emrettiği gibi olmalı, İhlas ile sadece Allah’ için olmalı ki karşılık bulsun. 

Yaklaşan kurban bayramı için önce ruhen , manevi hazırlıklar yapılmalı. 

Neyi kurban etmem isteniyor?. Bunun için Allah yolunda yürürken ayağıma sevgi bağlamında bağ olan ne var tespit gereklidir çünkü feda etmen istenendir o. 

Nasıl kurban etmem isteniyor?. 

Habil gibi mülkün sahibini bilerek, tanıyarak içten bir teslimiyetle mal kurban edilecek. İbrahim gibi. İsmail’ini tespit ederek mertçe, teslimiyetle lebbeyk (buyur Allah’ım diyerek). 

Kurban yakınlaşmaktır ve kalbin Allah’tan gayri tüm bağlardan kopmasıdır. Kurban Allah (cc) ile kulun arasındaki engelleri kaldırmaktır. 

Kurban nefsin isteklerini ilahi ölçülere kurban etmektir. Kurban Allah’ın dini uğrunda cihad ederken ayağına takılanları kenara koymaktır. Yardan ve serden geçmenin diğeri adı Allah’a kurban kesilmektir. Kurban takvalı olmanın işaretidir. Ya da kurban takva ile olmazsa anlamını yitirir. Zira Allah’a ulaşacak olan takvadır, ihlastır, ihsan şuurudur. 

“Böyle bir düşünce ve fazîlet düzeyine erişen mü’min, günlük hayatını iyilikler, güzel huylar ve samimi ilgiler doğrultusunda değerlendirir. Kur’ân bunu «ihsan» sözüyle belirterek iyilik işleyenlere «muhsinîn» vasfını lâyık görmüştür. O bakımdan ihsanın delâlet ettiği bu iyiliği şöyle sıralayabiliriz:

İyilik: Hakk’a dosdoğru inanıp O’na yönelmektir. 

İyilik: İlâhî buyruklara uyup sıkıntı duymaksızın yerine getirmektir. 

İyilik: Allah’ın haram kıldığı her şeyden kaçınmaktır. 

İyilik: Allah’ın verdiği nimetleri gönül hoşnutluğu ve yatış kanlığıyla yine O’nun yolunda, rızası doğrultusunda harcamaktır. 

İyilik : Yapılan yardımı, gösterilen sıcak ilgi ve desteği başa kakmamak ve her vesileyle güler yüz gösterip tatlı dil kullanmaktır. 

İyilik: Gösterişten uzak amel ve ibadette bulunmaktır. İyilik : Her hususta Hakk’ın rızasını gözetmek ve Allah’ı görürcesine ibadet etmektir”.(2)

“Boğazlanan kurbanlık hayvanların ne eti, ne de kanı elbette Allah’a ulaşmaz; ama Allah’a ulaşacak olan, sizin takvanızdır. Böylece Allah size doğru yolu, ibâdet ölçüsünü gösterdiğinden O’na TEKBÎR getirip ululamanız için bu hayvanları sizin buyruğunuza baş eğdirdi; sen iyiliği huy edinenleri müjdele!” (Hac:37)

İsmail’in kurban edilmesi niçin istenmişti? işte cevabı;

“Doğrusu bu, apaçık bir imtihandı.” (saffat:106)

Kulluk için yaratılan insan için hayatta her şey bir imtihandı. Kurban ibadeti varlığın Allah’a feda edilmesi konusunda kulun sınavından başka bir şey değildir. Sembolik olarak boğazlanan hayvandır. Kurban olma ruhunu taşımazsa sadece hayvan boğazlanmış olacaktır. Kurban İbrahim’i bir eylemdir. İbrahimî bir eylemin yine İbrahimî bir mesaj taşıması ve alınan mesajların  hayatı yönlendirmesi gerekir. 

İbrahim (as) kurban eyleminde iki ana faktör vardır . Biri kurban eden, diğeri kurban kesilen. 

Biri feda eden diğeri gönülden gelen bir teslimiyetle feda olan. 

“Çocuk Onun yanında yürüyüp konuşabilme çağına gelince, İbrahim ona şöyle dedi: «Oğulcağizım! Doğrusu ben rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Bir bak, bu hususta görüşün ne?» O da: «Babacığım! Sen emredildiğini yap. Beni -inşaallah- sabredenlerden bulacaksın» dedi.” (saffat:102)

 Kurban hayatın tamamında Allah’a teslim olmanın mesajını taşır. 

Kurban kullukta engel tanımamanın adıdır. 

Kurban Allah’a (cc) yakın olmak için O’na uzak kılanları feda etmektir. 

Mü’minlerin annesi Hz.Âişe (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ademoğlu kurban kesme gününde Allah katında kan akıtmaktan daha sevimli bir amel işlememiştir. O kurban, kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnaklarıyla gelecektir. Kurbanın kanı yere düşmeden önce Allah katında hemen kabul olunur. Bu sebeple kestiğiniz kurbanlardan dolayı sıkıntı değil gönlünüz hoş olsun.” (İbn Mâce, Edahî: 3)“Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes.” (Kevser:2)

___________________

(1) Basaırul Kur’an. Ali Küçük

(2) Asrın Kur’an Tefsiri. Celal Yıldırım





    Y O R U M L A R
 
İlk yorumu eklemek için tıklayınız.
 
 
Yorum Ekle