HABER YORUM

İslâm İşbirliği Teşkilâtı (İİT) Genel Sekreteri Yusuf bin Ahmed el-Useymin: ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ediyoruz, Türkiye’ye minnettarız’
YAZI BOYUTU :
ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıması ve Filistin’de çıkan olayların ardından İstanbul’da, İslâm İşbirliği Teşkilâtı Olağanüstü Toplantısı yapıldı. İslâm Zirvesi Konferansı’na katılan ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, “Uluslararası barış gücü gönderme yolu da dahil, Filistin halkına uluslararası koruma sağlanması” çağrısında bulundular. İslâm İşbirliği Teşkilâtı (İİT) Genel Sekreteri Yusuf bin Ahmed el-Useymin, teşkilâtın dönem başkanı Türkiye’nin çağrısıyla düzenlenen İslâm Zirvesi Konferansı Toplantısı’nın ardından düzenlenen basın toplantısında ’Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti’ ve “zirvede ele alınan en önemli hususlardan birisi, İsrail’in Filistinlilere karşı işlediği suçların soruşturulması için bağımsız uzmanlardan oluşan bir komisyonun kurulması çağrısı olduğunu” ifade etti. Zirvede alınan kararlarla ilgili çalışmalarını hızlı bir şekilde hayata geçireceklerini ifade eden Yusuf bin Ahmed el-Useymin, İslâm İşbirliği Teşkilatı’nın kuruluş amacının tamamıyla Filistin meselesi olduğunu belirtti.
 

 

İslâm İşbirliği Teşkilâtı (İİT) Genel Sekreteri Yusuf bin Ahmed el-Useymin:

‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ediyoruz, Türkiye’ye minnettarız’

 
ABD’nin Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıması ve Filistin’de çıkan olayların ardından İstanbul’da, İslâm İşbirliği Teşkilâtı Olağanüstü Toplantısı yapıldı. İslâm Zirvesi Konferansı’na katılan ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, “Uluslararası barış gücü gönderme yolu da dahil, Filistin halkına uluslararası koruma sağlanması” çağrısında bulundular. İslâm İşbirliği Teşkilâtı (İİT) Genel Sekreteri Yusuf bin Ahmed el-Useymin, teşkilâtın dönem başkanı Türkiye’nin çağrısıyla düzenlenen İslâm Zirvesi Konferansı Olağanüstü Toplantısı’nın ardından düzenlenen ortak basın toplantısında ‘Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti’ ve “zirvede ele alınan en önemli hususlardan birisi, İsrail’in Filistinlilere karşı işlediği suçların soruşturulması için bağımsız uzmanlardan oluşan bir komisyonun kurulması çağrısı olduğunu” ifade etti.
Zirvede alınan kararlarla ilgili çalışmalarını hızlı bir şekilde hayata geçireceklerini ifade eden Yusuf bin Ahmed el-Useymin, İslâm İşbirliği Teşkilâtı’nın kuruluş amacının tamamıyla Filistin meselesi olduğunu belirtti. Gerek Arap ülkelerinin gerekse de İslâm ülkelerinin Filistin halkının maruz kaldığı ihlallerin takipçisi olacağını belirten Genel Sekreter Yusuf bin Ahmed el-Useymin, bu meseleyle ilgili uluslararası kuruluşlar nezdindeki girişimlere devam edeceklerinin altını çizdi. ”Hiçbir şekilde tartışmanın kabul edilmeyeceği bir husus, en kısa zamanda başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasıdır. ABD’nin almış olduğu karar hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. ABD’nin kendi elçiliğini Kudüs’e taşıma kararının bir hükmü yoktur” değerlendirmesinde bulundu. Filistin halkını korumanın yanı sıra Kudüs’teki Müslüman ve Hristiyan kimliğinin korunması için maddi yardım kampanyası yürüteceklerini de sözlerine ekledi.
İslâm İşbirliği Teşkilâtı’nın Olağanüstü Zirvesi’nde Alınan Kararlar
Toplantı sonunda yayınlanan nihai bildiride, İİT’in merkezi misyonu ve varoluş sebebinin, “Kudüs’ü ve bu şehrin tarihi ve yasal statüsü ile manevi konumunun korunması, İsrail tarafından işlenen ihlallere ve bu rejimin sömürgeci ve ırkçı politikalarının herhangi bir tarafça desteklenmesine son verilmesi amacıyla gerekli bütün tedbirleri almak “olduğu vurgulandı. BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere, uluslararası topluma Filistin’le ilgili uluslararası hukuk ve düzeni korumaya yönelik yasal yükümlülüklerini yerine getirme çağrısında bulunulan bildiride, “İşgalci güç İsrail’in fütursuzca işlemekte olduğu suçlardan dolayı hesap verebilirliğini sağlama, bu zulümlere son vermek için yasal ve ahlaki yükümlülükleri doğrultusunda hareket etme kararı alındı.
İşgal altındaki Filistin topraklarında insanlık dışı, yasadışı işgale karşı meşru, barışçıl protesto haklarını kullanan silahsız Filistin halkına İsrail güçlerince gerçekleştirilen kriminal eylemlerin en güçlü ifadelerle kınandığı bildiride, “(İİT) Özellikle son olarak 14 Mayıs’ta meydana gelen ve en az 64 sivilin kasten öldürülmesi ve yaklaşık 2 bin 700 kişinin yaralanması başta olmak üzere, işgal altındaki Filistin topraklarında gerçekleştirilen ağır vahşet olaylarından işgalci güç olarak İsrail’i tamamen sorumlu tutar” ifadeleri yer aldı.
ABD’NİN KARARI İSRAİL’İ
CESARETLENDİRDİ
Bildiride, İsrail işgal güçleri tarafından işlenen ve vahşi suç teşkil eden eylemlerin, BM Güvenlik Konseyi’nde İsrail işgalini hesap vermekten korumak suretiyle, ABD yönetiminin desteğiyle işlendiği teyit edildi. Bu suçların, ABD’nin büyükelçiliğini İsrail işgali altındaki Kudüs’e resmi olarak taşıması yönündeki yasadışı kararının arka planında işlendiği belirtilen bildiride, bunun İsrail hükümetini Filistinli sivil halka yönelik pervasız davranışı konusunda daha da cesaretlendirdiği kaydedildi. Bildiride, BM Güvenlik Konseyi, BM Genel Kurulu, BM Genel Sekreteri, BM İnsan Hakları Konseyi, özel raportörler ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiserin’ce Gazze Şeridi’ndeki son zulümlere ilişkin uluslararası bir soruşturma komitesi kurulması için gerekli adımların atılmasına işaret edildi. Kurulacak komitenin belirli bir zaman dilimi içinde saha soruşturması başlatması, İsrail makamlarının cezai sorumluluğunun belirlenmesi çağrısında bulunulan bildiride, kurbanlara yönelik adaletin tesis edilmesi ve faillerin cezai muafiyetinin sona erdirilmesinin sağlanması amacıyla sarih bir mekanizmanın hayata geçirilmesi talep edildi.
BM Güvenlik Konseyi geçici üyesi olarak Kuveyt’in rolünün, Gazze’deki kanlı olaylara süratli tepkisinin ve 15 Mayıs 2018’de Güvenlik Konseyi’nden acil toplantı talebinde bulunmasının takdir edildiği bildiride, Kuveyt’in sivillerin korunması konusunda bir karar tasarısı sunması ve ABD’nin bu talihsiz olaylara cevaben bir basın açıklaması yapılmasını engellemesinden duyduğu üzüntüyü ifade etmesi memnuniyetle karşılandı. Bu konuda Arap Ligi, Avrupa Birliği (AB) ve Afrika Birliği dahil uluslararası ve bölgesel kuruluşlarla eşgüdüm sağlama ve birlikte çalışma ihtiyacı teyit edildi.
“FİLİSTİN DEVLETİ RESMEN
TANINMALI”
Filistin davası ve Kudüs’ün İslâm ümmeti için merkeziliğinin teyit edildiği bildiride, “(İİT) Kendi kaderini tayin etme ve 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Kudüs-ü Şerif olan kendi bağımsız ve egemen Filistin Devleti’ni kurma hakları dahil, vazgeçilemez haklarını elde edebilme çabalarında Filistin halkına yönelik ilkeli desteğimizi yineler ve bütün ülkeleri Filistin Devleti’ni resmen tanımaya davet eder” ifadelerine yer verildi. ABD’nin Kudüs’te büyükelçilik açmasının BM dahil, uluslararası düzene yönelik bir saldırı olduğu kaydedilen bildiride, bunun aynı zamanda, işgalci güç İsrail’i Filistin halkına karşı yasadışı eylemlerini hızlandırmaya teşvik ettiği kabul edildi.
Bildiride, Kudüs’ün, İslâmi ve Hristiyan kimliğini değiştirme ya da tarihini tahrif etmeye yönelik her teşebbüse karşı koymak için Kudüs eski şehrini ve surlarını dünya mirası olarak belirleyen UNESCO ile iş birliği yapmak dahil gerekli tüm kaynakların tahsis edilmesi yönündeki kararlılık vurgulandı. Bu kapsamda, bildiride, İsrail işgal kuvvetlerinin süregelen saldırıları, İsrailli terörist yerleşimci grupların mukaddes Mescid-i Aksa külliyesinin kutsallığına düzenli olarak saygısızlıkta bulunmalarına izin verilmesi, Mescid-i Aksa külliyesi ve Kudüs’teki diğer dini ve kutsal mekanların statükosunu değiştirmeye yönelik süregelen İsrail işgali kınandı. BM Genel Kurulu’nun 194 sayılı kararı doğrultusunda, Filistinli mültecilerin evlerine geri dönme haklarına yönelik desteğin yinelendiği bildiride, adalet ve barışı sağlamak için gerekli ilk adım olarak, bundan yetmiş yıl önce gerçekleşen Nekbe (büyük felaket günü) sırasında Filistin halkına karşı işlenen etnik temizlik ve cinayet suçlarının tanınmasının gerekliliği hatırlatıldı.
 
Hamas Hareketi Eski Siyasi Büro Başkanı Halid el-Meşal;
‘Siyonist katillere ve ABD’ye teslim olmayacağız’
Filistin meselesinde yaşanan son gelişmelere ilişkin İslâm dünyası ve Arapların yanı sıra dünyada insani bir etkileşimin olduğuna işaret eden Halid el-Meşal; ’Bugün, halkımızın meşru haklarını ve mücadelesini bilen Müslüman ve Arap dünyası ile tüm dünyadaki hayır sahipleri ve derin insani özelliklere sahip dostlarımızı, ABD’nin Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşımasına seyirci kalmamaya, Kudüs’ü İsrail’e veren Amerikan politikasına teslim olmamaya çağırıyoruz” dedi.
Gazze ve Batı Şeria’da Filistin halkının zulme karşı durduğuna dikkati çeken Meşal, İslâm ümmeti ve Arap dünyasına, halklarına, liderlerine, alimlerine ayrıca dünyadaki tüm dostlarına bu tarihi anlarda yanlarında olmaları çağrısı yaptığını vurguladı. Mescid-i Aksa’nın Yahudi işgalciler tarafından basılması ile Gazze’ye uygulanan ablukanın devam etmesini kınayan Halid el-Meşal, şunları söyledi: “Halkımız, etrafındaki yüce İslâm ümmeti ve insani dostlarımız, ‘İşgale hayır, yerleşime hayır, haklarımızdan vazgeçmeye hayır, Gazze’nin abluka altında tutulmasına hayır’ diyor. Allah’ın izniyle bunu gerçekleştireceğiz.”
Mevcut durumun zorluğunu dile getiren Meşal, şu ifadeleri kullandı: “Biliyorum, bunlar zor anlar. İşgalci güçler, yeni ABD yönetimi ve çevrelerindeki dünya, Filistin davasının özellikle Kudüs meselesi, Filistinli sığınmacıların vatanlarına geri dönmesi ve toprak meselesinin tasfiyesi için uygun bir vakit olduğunu düşünüyorlar ancak yanılıyorlar.”
 
   
   
   

 

 





    Y O R U M L A R
 
İlk yorumu eklemek için tıklayınız.
 
 
Yorum Ekle