Erkeğin Kadın Üzerindeki Hakları
Önce şunu belirtelim ki; Kadın ve erkeği yaratan Allah (cc); baba, eş, kardeş ve diğer akraba olan erkeklerin kadın üzerindeki haklarını, kadının da erkek üzerindeki haklarını tesbit etmiştir. İnanan ve teslim olan bir Mü'min için Allah’ın koyduğu hak ve hukuktan başka hak arayışı yoktur, olamaz. Mü'min bilir ki Allah’tan razı olmayandan Allah razı olmaz. Ayrıca adalet yalnızca Allah’ın (cc) taksimidir. Beşer ideolojilerinin erkek ve kadına taksim ettikleri haklar yüzünden özelliklede yaşadığımız çağda ciddi anlamda erkeğe zulumedilmektedir. Avrupa’ya uysun diye çıkarılan yasalar kız çocuklarını babalarından, kadınları kocalarından bağımsız bir hayata sürükleyerek aileyi param parça etmektedir.
Sabiha ATEŞ ALPAT
20.02.2019 13:10
132 okunma
Paylaş
İYİ bilin ki, yaratma ve yönetme yalnızca Allah’a aittir. Alemlerin Rabbi olan Allah yücelerin yücesidir. ” (A’raf:54)
Önce şunu belirtelim ki; Kadın ve erkeği yaratan Allah (cc); baba, eş, kardeş ve diğer akraba olan erkeklerin kadın üzerindeki haklarını, kadının da erkek üzerindeki haklarını taksim etmiştir. İnanan ve teslim olan bir Mü'min için Allah’ın koyduğu hak ve hukuktan başka hak arayışı yoktur, olamaz. Mü'min bilir ki Allah’tan razı olmayandan Allah razı olmaz. Ayrıca adalet yalnızca Allah’ın (cc) taksimidir. Beşer ideolojilerinin erkek ve kadına taksim ettikleri haklar yüzünden özelliklede yaşadığımız çağda ciddi anlamda erkeğe zulumedilmektedir. Avrupa’ya uysun diye çıkarılan yasalar kız çocuklarını babalarından, kadınları kocalarından bağımsız bir hayata sürükleyerek aileyi param parça etmektedir. Son çıkan kadını koruma kanunlarından yola çıkarak cep telefonu almadığı için babasını şikayet edip evden uzaklaşan kızlar mı ararsınız, yoksa kafası attığı için kocasını evden uzaklaştıran kadın mı... Evliliği hafife alarak olmadı boşanıp nafaka alma düşüncesiyle gerçekleştirenler, üç gün evli kalıp dördüncü gün mahkemenin yolunu tutanların sayısı her geçen gün artmaktadır. Daha öncede çeşitli sebeplerle belirtmiştik, aile kurumu hakların meydan savaşlarının yapıldığı yer değildir. Aksine huzurun, hudunun, sükunun adresidir aile yuvalarımız. Nizamsız ve intizamsız hiçbir sosyal yapı sağlıklı olmaz. Özellikle en büyük nizama inanan Mü'minlerin nizamsız ve intizamsız olmaları düşünülemez. Aile yuvası, aile bireylerinin temel ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte olmalıdır. Bir âile sisteminin temel ihtiyaçları şöyle sıralanmıştır:
Varlığın tanınması,
Değer duygusu,
Emniyet duygusu,
Sorumluluk duygusu,
Paylaşma ve dayanışma duygusu,
Mücâdele duygusu,
Mutluluk duygusu,
Ahlâkî davranış ve adâlet duygusu,
Saf ve temiz bir iman.
Şimdi ne oldu da ateş düştü aile yuvalarına bu sebeple huzursuzluğun, mutsuzluğun stresin mekânı hâline geldi? Hayatın yükünü birlikte kaldırmak adına verilirdi sözler. İnanç temelli ailelerde hak ve görevler taksim edilmiştir. Kadın ve erkek Mü'min ve Müslüman olmalarının gereği olarak bu taksime razıdırlar. Geleneksel algının dayattığı; sanki kadın dünyaya sadece eşini memnun etmek için gönderilmiştir algısı da kabulümüz değildir. Modern, çağdaş demokrasinin dayattığı erkeğin kadın üzerindeki Kavvamlık sıfatını yok eden hadsiz, hududsuz algıya da rızamız yoktur, olamaz.
Kadın erkek eşit değildir, olamaz. Zira her eşitlik adalet değildir. İslâm her eşitliğin adalet olmadığını öğretmiştir müntesiplerine. Elbette kadın ve erkeğin eşit oldukları alanlar da vardır. Mesela yargı önünde eşittirler. Ceza ve mükafat açısından eşittirler vb. . Hukuk açısından bakıldığında ise erkeğin kadınlar üzerine kavvam olduklarından bir derece hak üstünlüğü vardır ve bu da adil olanın ta kendisidir. ”Erkeklerin kadınlar üzerinde bulunan hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkekler, kadınlardan bir derece daha üstündürler. Allah, mutlak galiptir, hakîmdir.” (Bakara:228)
Ailede Karşılıklı Hak ve Görevler
Karı ve kocanın arasında çeşitli ilişki biçimleri vardır. Tüm bu ilişki biçimlerini İman temelli ve sağlıklı psikoloji üzerine inşa etmelidirler.
İnsan-insan ilişkisi,
Din kardeşliği ilişkisi,
Sevgili ilişkisi,
Bedenî-cinsî ilişki,
Akrabâ ilişkisi,
Dost ilişkisi,
Arkadaş ilişkisi,
Sırdaş ilişkisi,
Yoldaş ilişkisi,
Kader birliği ilişkisi.
Öncelikle karşılıklı haklara ve karı kocaya ait özel haklara riayet etmek farzdır. Bu hakları şöyle sıralayabiliriz.
İyi Muamele Karşılıklı Bir Haktır
Hem kadın ve hem de erkek için geçerlidir bu hak . Bütün bir ömrü birlikte geçirmeye karar kılmış insanlar sevgiyi, iyi muameleyi saygıyı öncelikle hak eder. “Kadınlarla iyi geçinin.”  (Nisâ sûresi, 19) Alimler hitabın erkeklere olması, hükmün kadını da kapsamasına engel değildir demişlerdir. Kaldı ki bu hakkın karşılıklı olduğuna işaret eden diğer bir ayette şöyle buyurulmuştur.
“İyi kadınlar, gönülden (Allah’a) boyun eğen, Allah’ın koruduğu gizlilikleri koruyanlardır.” (Nisa:34)
Karşılıklı Sevgi Bir Haktır
Sevgi insanın en önemli azıklarındandır. Ne ki Allah için olmadığında insanı en bedbaht eden duygulardan biri olur . Eşler arasında ki sevginin temelinde Allah rızası vardır. Ailenin huzuru için sevgi önemlidir. Sevgi, insanın en fıtrî ihtiyaçlarından biri olduğundan boşluklar yanlış zeminlerde doldurulmaya müsait hâle gelir.
Allah’u Teala şöyle buyuruyor:
“Onun âyetlerinden biri de, size nefislerinizden, kendileriyle sükûn bulacağınız eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koymasıdır...” (Rum sûresi, 21) Sevgiyi hırpalamayan iletişim ve ilişki biçimine özen gösterilmelidir. Menfaat üzerine kurulu bir duygu gerçek sevgiyi ifade etmez. Sevgi olunca şefkat ve merhamet duyguları kendiliğinden neş'et eder. Saygı duvarı yıkılınca sevgi, açılan delikten sessizce çıkıp gider.
Bir Birlerine ve Hayatın İmtihanına Karşı Sabır Karşılıklı Haklardandır
Allah (cc) şöyle buyuruyor:
“Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, bilin ki, sizin hoşlanmadığınız bir şeye Allah, çok hayır koymuş olabilir.” (Nisa sûresi, 19) Ayet, eşlerin bir birlerinin zaaf noktalarına karşı sabrı öğütlemektedir.
Tez canlılık, sabırsızlık sonradan pişman olunacak söz ve fiillere sebeptir. Peygamberimiz'in öğütlediği empati ilkeleri en çok da ailemiz için lâzımdır. Hayat öğretmenimiz Hz. Muhammed (sav) şöyle buyurmuştur:
“Sizden biriniz kendisi için istediğini din kardeşi için de istemedikçe gerçek Mü'min olamaz.” (Ahmed bin Hanbel)
Karşılıklı Güven Hakkı
Eşler, kuru zanlarla bir birlerinin güven duygularını yıkmamalıdırlar. Bir birlerine güven vermelidirler. Güven ve hüsn-ü zannın alâmeti, kıskanmayı sadece şüpheli yerlere indirgemektir. Zannın haram kılınmış olması karşılıklı güvenin te'sisinde önemli etkendir.
“Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir. Mü'min de insanların malları ve canları konusunda kendisine güvendiği kimsedir. “(Tirmzi iman) Güvenlerin yıkılmaması için karşılıklı olarak zanna sebebiyet verecek söz ve davranışlardan uzak durulması gerekir. Hele şimdilerde telefonlara konulan şifrelerin eşler arasında ne büyük sorunlara yol açtığı bir vakıa iken...
Karşılıklı Duygusal İstifade Hakkı
Allah (cc) Teala şöyle buyuruyor:
“Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah’tan korkun, biliniz ki siz O’na kavuşacaksınız. Mü'minleri müjdele!” (Bakara, 223) Duygusal anlamda ihtiyaçların giderilmesi esastır. Bu konuda özellikle hanımların dikkatli olmaları erkeğin özel haklarındandır.
Erkeğin kadın üzerindeki özel bir takım haklarını da kısaca özetleyecek olursak şöyle sıralayabiliriz:
1. Kocasının isteklerine itaat etmesi Erkeğin hakları temelde şu ayet-i kerimeye dayanır; ‘Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve erkekler mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için Saliha kadınlar itaatkardır, Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezse hafifçe) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onlarınaleyhine başka bir yol aramayın” (Nisa: 34)
Ancak unutulmamalıdır ki, kadının kocasına itaati, mutlak değildir. İtaatte Yüce Allah'a isyan olmaması şarttır. Kocanın istekleri haram kapsamındaysa itaat edilmez. Çünkü Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem); ‘Allah’a isyan olan bir konuda hiçbir kimseye itaat edilmez; itaat ancak maruf/doğru ve iyi şeylerde o/ur’ diye buyurmuşturSadece Allah’a itaat ve Allah’ın izin verdiği ölçüde itaat Tevhidin gereğidir.
2. Kadının evinde oturması, kocasının İzni olmadan çıkmaması:
Hanımların evlerinde oturmasıyla ilgili olarak Yüce Allah, şöyle buyurmuştur: ‘Evlerinizde vakarınızla oturun. İlk câhili-ye (dönemi kadınlarının açılıp saçılarak, zînetlerini gösterere) yürüyüşü gibi yürümeyin. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a ve Rasulüne itaat edin” (ahzap:33) Eşinden habersiz evden çıkması kadına helal değildir. Aile hukukuna zarar verebilecek bir davranıştır. Farz olan bir yolculuk olmadığı müddetçe izinsiz evden çıkamaz.
3. Duygusal ihtiyaçlarını karşılaması.
4. Evine kocasının izni olmadan kimseyi almaması.
5. Kadın namusunu, çocuklarını ve malını korumalıdır.
6. Kocasıyla birlikteyken, izin almadan nafile oruç tutmaması.
7. Kocasının malından izinsiz İnfakta/bağışta bulunmaması.
8. Eşinin anne-babasına ve akrabalarına iyi davranmalıdır (bakmayın modernistlerin kadın, kayınvalideye bakmak zorunda değil dediklerine... Akraba hukuku İslâm dininde önemlidir.)
9. Aza razı olmalı, kanaatkar davranmalı, kocasını gücünün üzerinde zorlamamalıdır. Dünyalıklar için hayat arkadaşının kalbine çizik atmak akıl işi değildir.
10. Kocası vefat ettiğinde, dört ay on gün (iddet) yas tutmalıdır.
Mü'min kadınlar Allah’ın (cc) kendileri için biçtiği role de, erkek için yapılmış olan taksime de gönülden rıza gösterenlerdir. Allah’ın (cc) dışında kadın ya da erkeğe hak belirlemeye kalkanlar aile yuvalarını ifsada uğratmışlardır. Kadına ve erkeğe şiddetin önünün alınamamasının, boşanma vakalarının hız kesmeyen artışının sebebi Allah’ın taksimine razı olmamaktır. Allah’ın yer yüzünün ıslahı için koyduğu kanunların yürürlükte olmaması ifsadı, hukuksuzluğu, zulmü, ve mutsuzluğu da beraberinde getirmiştir.
 
Misak Dergisi 338. Sayı
Ocak 2019
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
Haber Akışı
© 2019 Karar Basın ve Yayıncılık A.Ş. Cihan Sk. 33/5 Sıhhiye - ANKARA Tel: 0 (312) 230 65 27             Programlama: Murat Kaya