Vakfın Kuruluş Tarihi: 21 Ocak 1989
vahdetvakfi@hotmail.com

Vahdet Eğitim, Yardımlaşma ve Dostluk Vakfı, insanların inançlarından ve düşüncelerinden dolayı mahkum edildikleri, devletin temel nizamlarını dine uydurmak için propaganda yaptıkları gerekçesiyle (TCK’nın kaldırılan 163. maddesi) binlerce insanın cezaevlerine konulduğu bir dönemde kurulmuştur. Vakfın tüzüğü 1 Temmuz 1988 tarihinde ‘Ankara-18.Noteri’ne’ tasdik ettirilmiş, gereken işlemlerin tamamlanmasından sonra 21 Ocak 1989 tarihinde faaliyete başlamıştır.

Bu ay, yirmi dördüncü hizmet yılına başlayan Vahdet Vakfı'nın karar mekanizması; Kurucular Kurulu, Genel istişare Meclisi, Yönetim ve Denetleme kurullarından meydana gelmektedir. Meseleleri istişare etmek ve alınan kararları uygulamak değişmeyen prensibimizdir. Mü'minlerin temel vasıflarından birisinin ‘Her teklife kulak vermeleri ve o tekliflerin en güzeline uymaları’ şeklinde ifade edildiği malûmdur. Yirmibirinci hizmet yılında faaliyetine devam eden Vahdet Vakfı "Zerre miktarı hayrı küçük görmeyen ve ihlâsla eda eden" üyelerimizin gayretiyle, önemli bir müessese haline gelmiştir. Bu vesileyle bütün kardeşlerimize teşekkür ederiz.

YÖNETİM KURULU

 

 

 

Temsilcilikler

İSTANBUL İskenderpaşa Cd. İskender Paşa Sk. No:4/10 Fatih  Tel: 0 533 514 68 17

ANKARA Şehit Mustafa Erciges Cd. No:75/3 Yayla Mh. Tel: 0 538 798 78 88

DOĞANTEPE Ulubey Mh. 878.Sk. No:15 Doğantepe Siteler / Ankara Tel: 0 532 297 17 12

GAZİANTEP Yaprak Mh. Kepkep Sk. Ali Nacar Camii Bitişiği No:5 Ş.Kamil  Tel: 0 537 301 37 01

ŞEHİTKÂMİL Mücahitler Mh. 52054. Sk. Hıdıroğlu Apt. 1. Kat Ş.Kamil/G. Antep Tel: 0 533 766 16 44

KONYA Büyükkovanağzı Mh. Sultanhan Sk. No:18 İ.Ketenci Camii Meram Tel: 0 332 320 07 79

BEYŞEHİR Evsat Mh. 401. Sk. No:10 Beyşehir / Konya Tel: 0 505 379 80 72

BURDUR Konak Mh. Kazancı Sk. No:21 Tel: 0 542 374 10 42

ANTALYA Kızılsaray Mh. 76. Sk. No:10/10 Tel: 0 533 458 05 08

ERZİNCAN Kızılay Mah. Nedimoğlu İş Merkezi Kat:1 No:1 Tel: 0 542 590 86 41

SAKARYA Hacıoğlu Mh. Şehit Asteğmen Yaşar Güller Cd. No:102  Tel: 0 532 711 31 54

SAPANCA Çayiçi Mh. İstiklal Cd. No:10 Sapanca / Sakarya Tel: 0 532 580 53 14

GÖLCÜK Merkez Mh. 41. Sk. No:13/A Gölcük / İzmit Tel: 0 533 627 51 66

BİRECİK Meydan Mh. 19 Mayıs Cd. 14/B Ş.Urfa Tel: 0 537 416 81 76

 

 

Vakfın Kurucuları: Hüsnü AKTAŞ, M.Emin BOSTANCIOĞLU, Yusuf AKMAZ , Abdullah BÜYÜK, Ahmet TÖRET, İbrahim KOCA ve Satılmış TÜRKMENLİ
Vakfın Kuruluş Tarihi: 21 Ocak 1989
• Cihan Sk. 33/1 Sıhhiye 06430 ANKARA
• Tel: (0.312) 229 97 25 Fax: 229 87 22
• Posta Çeki: 351555

"Fertler arasında sevgi ve birliği artırıcı her türlü faaliyette bulunmak, cezaevlerinde bulunan kimselere imkanlar ölçüsünde; adlî yardımda bulunmak, avukat ücretlerini ve mahkeme masraflarını ödemek, yetkililerin belirlediği ölçüler içerisinde; hükümlülere ve tutuklulara maddi yardımda bulunmak, ailelerinin ve çocuklarının ihtiyaçlarını temin etmek, eğitim bursu vermek, cezaevinde bulunan kimseleri topluma kazandırabilmek için; kitap, broşür, gazete ve dergi ihtiyaçlarını karşılamak ve gerekirse yayınlamak, matbaa kurmak, gerek cezaevlerinde, gerek cezaevi dışında; kütüphane kurmak, kitap bağışlarını kabul etmek, fertlerin meşru olan her türlü iktisadî ve içtimaî ihtiyaçlarını imkânlar ölçüsünde temin etmek."


Vahdet Vakfı’nın Çalışma Usûlü

1. Her yıl Yönetim Kurulu’nun belirlediği bir tarihte; istişari toplantılar yapılır ve bir yıllık faaliyet programı hazırlanır. Kurucular Heyeti Üyeleri ile Yönetim Kurulu’nda görevli olan kimseler, İstişare Meclisi’nin tabii üyesidirler. Diğer birimler (Şubeler, Temsilcilikler, Çalışma Kolları vs.) ikişer kişiyle temsil edilirler.

2. Araştırmaya (taharriye) önem veren, doğruyu tesbit ve yanlışı iptal için ilmi delil getiren her İstişare Meclisi üyesinin teklifi dikkatle dinlenir ve gereği yapılır.

3. Şûra Meclisi’nin aldığı kararlar, vakfın bütün üyelerini ilzâm eden kararlardır. Yönetim Kurulu, Şûra Meclisi’nin kararlarına uygun olan düzenlemeleri yapmakla mükelleftir.

4. Düşüncelerinden dolayı tutuklanan kimselere, muhtaç olan mahkûmlara ve ailelerine imkânlar ölçüsünde yardım yapılır. Mahkum çocuklarına eğitim bursu verilir.

5. Velâyet hukukunun korunması ve fütüvvet ahlâkına uygun davranışların yayılması vakfın temel hedefidir. Fütüvvet; kardeşini, dünya ve ahirette kendi nefsine tercih etmektir.

Vahdet Vakfı’na Üye Olmanın Şartları ve Yardımlaşma

1. Vahdet Vakfı’na üye olmak isteyen kimseler; Vakıf Genel Kurulu üyelerinden iki kişinin tezkiyesini içeren bir dilekçe ile Yönetim Kurulu’na müracaatta bulunurlar. Yönetim Kurulu’nun vereceği olumlu kararla, vakfa üye olmaları mümkündür.

2. Vakfa üye olan kimse; günde bir ekmek bedelinden (ayda 30 ekmek) az olmamak üzere, dilediği miktarda aidat ödeyebilir. Ekmek bedelinde ölçü, üyenin mukim olduğu beldedir.

3. Vakfın temel hedeflerini benimseyen, fakat meşru ma’zeretleri sebebiyle üye olamayan kimselerden de maddi ve manevi yardım kabul edilir. İyilik ve takva hususunda yardımlaşmayı sağlayabilmek için, vakfın bütün imkanlarının seferber edilmesi gerekir.

4. Vakıf Yönetim Kurulu; başta zekât olmak üzere (Sadaka-i fıtr, infak, kurban derisi vs.) her türlü mali ibadetlerde üyelerine ve diğer kimselere yardımcı olur. Vakfın bütçesi; fıkha uygun sekilde tutulur ve Yönetim Kurulu vasıtasıyla yerlerine ulaştırılır.

5. Vakfın temel hedeflerine ve kuruluş senedinde yer alan gayesine zarar verici faaliyetlerde bulundukları (muhkem delillerle/ ikrar ve beyyine) sabit olan kimseler, bir daha üye kaydedilmemek üzere, Yönetim Kurulu kararıyla üyelikten çıkarılırlar.


Hüdâya tabi olan, insanlara iyilikleri (ma’rufu) emreden ve onları kötülüklerden (münkerden) alıkoymaya gayret eden müslümanların hakikate uygun olan fiillerine ‘İslâmi Hareket’ denilir. İslâmi hareket, mükellefin hayatının her anına değer kazandıran bir keyfiyete haizdir. Bütün mü’minler; Allah’a (cc) imanda, din işleriyle ilgili zaruri bilgide, tevekkülde, kaza ve kadere rıza göstermede ve İslâm için her türlü çileye katlanmada aynı tekliflerin muhatabıdırlar. Aralarındaki farklılaşma; amellerindeki ihlâs, fedakarlık ve takva noktasındadır. Müslümanların temel hedeflerini; Allah’ın (cc) her emrini emrettiği gibi yerine getirmek ve O’nun rızasını kazanmakla sınırlandırmaları zaruridir. Bu temel hedef ile ‘vakıf’ müessesesi arasında zaruri bir münasebet vardır.


Vakfın Mahiyeti
Vakıf müessesesi; Allah’a (cc) iman ve hesap gününe hazırlanma gayretiyle ilgili olan bir müessesedir. Dünyada insanlara infak ve ikram­da bulunmak suretiyle Allah’ın (cc) rı­zasını kazanma arzusu, vakıf müessesesini gündeme getirmiştir. Bu sebeble İslâm alimleri; ‘Bir mülkün menfaatini insanlara tahsis edip, aslını Allahû Teâla’nın (cc) mülkü hükmünde olmak üzere, mülk edinme veya edindirmeden alıkoymaya vakıf denilir” (İmam-ı Kasani - El Bedaiû’s Senai 6/218) tarifini esas almışlardır. Bazı muteber fıkıh kitaplarında, “Vakfın sebebi, mükellefin Allah’ın (cc) rızasını kazanmayı arzu etmesidir” hükmüne yer verildiği malûmdur.

Müslümanların iyilik ve takva hususunda birbir­leriyle yardımlaşmaları, muhkem nasslarla farz kılın­mıştır. Mü’minlerin temel vasıflarından birisinin ‘Her teklife kulak ver­meleri ve o tekliflerin en güzeline uymaları’ şek­linde ifade edildiğini de unutmamak gerekir. Bu hususta hassasiyet göstermek, hataların asgariye indirilmesine vesile olur. Meselelerini istişare edebilen müslümanlar, asla pişman olmazlar.

Büyük Selçuklu Devleti’nin vezirlerinden Nizamülmülk, ‘Siyasetname’ isimli eserinde (sh:119-120), istişarenin önemini izah ederken şu tesbitte bulunmuştur: “Herkes bir şey bilir, biri daha çok, biri daha az bilir. Birinin ilmi vardır, tatbik etmemiştir. Birinin hem ilmi vardır, hem de tatbik etmiştir, yani tecrübe sahibi olmuştur. Mesela; biri derdin, hastalığın ilacını okumuş olduğu kitaptan arar ve bütün ilaçların adını ezbere bilir. Başka biri bütün ilaçların isimlerini bilmekle kalmaz, tedavi eyler, defalarca tecrübe eder. Bu adam asla, diğerleriyle bir tutulamaz. Keza biri vardır ki, birçok seferler yapmış, dünyayı daha fazla görmüş, zamanın sıcağını ve soğuğunu daha fazla tatmış ve işlerin ortasında bulunmuştur. Bu arada asla sefer yapmamış, vilayetler görmemiş, işlerin ortasında bulunmamış olan kimseler de vardır. Tecrübe sahibi olanlar ile olmayanlar asla bir tutulamaz. Bütün siyasi kararlar ve tedbirler, alimlere ve tecrübe sahibi olan kimselere sorulmak suretiyle alınmalıdır. Birinin daha keskin zekası vardır, işlerin neticesini daha çabuk görebilir. Bazı alimler, şöyle demişlerdir: ’Bir kişinin aldığı tedbir, tek bir kişinin gücü gibidir. İki kişinin aldığı tedbir, iki kişinin gücü gibidir. Her durumda on kişinin gücü, bir kişinin gücünden daha fazladır. ‘Şöyle kıyas ediyorlar: Bütün dünyada yaşayan ademoğullarından hiç kimse Peygamberimiz Efendimiz’den (sav) daha alim olamamıştır. Sahip olduğu bunca fazilet ve mucizelere rağmen, yüce Allah (cc) O’na ‘ashabı ile istişare etmesini’ emretmiştir. Peygamberimiz Efendimiz (sav) ashabı ile müşavere etmekten müstağni kılınmadığına göre, salim akıl sahiplerinden hiç kimsenin, kendisini müşavereden müstağni sayması ve tek başına karar vermesi caiz değildir.” Elbette istişarenin sözkonusu olduğu her işte, karar alma usûlünün tesbit edilmesi zaruridir.

Vahdet Eğitim, Yardımlaşma ve Dostluk Vakfı; insanların inançlarından ve düşüncelerinden dolayı mahkûm edildikleri, devletin temel nizamlarını dine uydurmak için propaganda yaptıkları gerekçesiyle (TCK’nın 163. maddesi) binlerce insanın cezaevlerine konulduğu bir dönemde kurulmuştur. Kurucular Kurulu’nun üyeleri; 1Temmuz 1988 tarihinde, hazırladıkları tüzüğü Ankara Onsekizinci Noterliği’ne tasdik ettirmişlerdir. Vahdet Vakfı’nın tüzüğü, Resmi Gazete’nin 21 Ocak 1989 tarihli nüshasında yayınlanmıştır. Bu tarihten itibaren; cezaevlerinde bulunan mahkûmlara ve onların ailelerine, imkanları ölçüsünde yardım eden Vahdet Vakfı, eğitim ve dostluk hizmetlerine de ağırlık veren bir vakıftır. Vahdet Vakfı’nın karar mekanizması; Kurucular Kurulu, Genel İstişare Meclisi, Yönetim ve De­netleme Kurulları’ndan meydana gelmektedir. Otoritenin teşekkülü, devri ve denetlenmesi ko­nusunda, gerekli kaideler ve kurallar tesbit edil­miştir. Meseleleri istişare etmek ve alınan karar­ları uygulamak, Vahdet Vakfı’nın değişmeyen bir prensibidir. Mü’minlerin birbirlerini Allah’ın (cc) rı­zası için sevmeleri, velâyet hukukuna riayet etmeleri ve fütüvvet ahlâkına uygun amellerde bulunmaları, imtihanı kazanmaları için birer vesiledir.

Hesap gününe hazırlanan müslümanların; mizaçlarını ve hizmet usullerini bahane ederek ‘Kardeşlik Hukuku”nu tahrip edecek davranışlarda bulunmaları caiz değildir. Rasûl-i Ekrem (sav)’in: ‘Ümmetim dünyayı gözlerinde büyüttükleri zaman kendilerinden İslâm’ın heybeti çekilip alınır. Emr-i bi’l ma’ruf ve nehy-i ani’l münkeri terkettiklerinde vahyin bereketi kendilerine haram kılınır. (ve nihayet) Birbirlerine sövme­ye başladıklarında Allah’ın (cc) na­zarında hiçbir değerleri kalmaz’(İmam-ı Münavi - Feyzü’l Kadir 1/404) buyurduğu malûmdur. Maalesef günümüzde müslümanların önemli bir bölümü; birbirlerine karşı olan sevgilerini ve edeblerini kaybettikleri için, ne yapacaklarını şa­şırmışlardır. Tefrikanın getirdiği zaaf, bütün alanlarda kendisini hissettirmektedir. Kurulduğu ilk günden itibaren Vahdet Vakfı; bu hastalıkların tedavisi için, taraflara ifrad ve tefritten uzak durmalarını tavsiye etmektedir.

Vahdet Eğitim, Yardımlaşma ve Dostluk Vakfı; mazlumları kendi ailelerinin fertleri gibi gören müslümanların kurduğu bir hizmet vakfıdır. İmkânlarını gaye maddesinde belirtilen hiz­metlerin yapılması için seferber etmiştir. 28 Şubat Süreci’nde maddi ve manevi açıdan muhasara altına alınan Vahdet Vakfı, mazlumların duaları ile bütün engelleri aşmayı başarmıştır.


Üç Esasa Riayet ve Peygamberlerin Bıraktığı Miras
Hidayet nimetinin kadru kıymetini bilen her mükellefin: Sıratı Müstakiym’den ayrılmamak için, Rasûlullah’ın (sav) haber verdiği şu üç esasa riayet etmesi gerekir. Hz. Abdullah İbni Mesûd’dan (r.a) rivayet edilen Hadisi Şerif, meâlen şöyledir: “Benden işittiği sözü ezberleyen, kavrayan ve hakkını yerine getirerek rivayet eden kimseye ne mutlu!... Fıkhı taşıyan nice kimseler vardır ki, fakih değillerdir. Ve nice fıkhı bilen kimse onu, kendisinden daha fakih olana taşır! Üç şey vardır ki; Mü’min (in kalbi) bunlarda ihanet edemez. Bunları eda edince de sıratı müstakiym’den ayrılmaz. Bunlar; Amelde Allah’ın (cc) rızasını esas almak (ihlâs), Müslümanlara nasihat etmek ve cemaat halinde bulunmanın vecibe olduğuna inanmaktır. Müslümanların birleşmesiyle aralarına dalâlet giremez. Bu cemaatleşme mü’minleri bir duvar gibi ihata edip onları kötülüklerden korur.”(İmam-ı Şafii - Er Risale sh: 401-402)

Hesap gününe hazırlanan müslümanların, İslâm’ın temel hedeflerini ve tekliflerin keyfiyetini öğrenmeleri zaruridir. İmamı Serahsi, ilmin önemini veciz bir üslûpla ortaya koymuş ve şu tesbitte bulunmuştur: “Şüphesiz ki Allah’a (cc) imandan sonra, en kuvvetli farzlardan birisi de ilim öğrenmektir. Bir hadisi şerifte, “İlim öğrenmek her müslüman erkek ve kadın üzerine farzdır” buyurulmuştur. İlim aynı zamanda peygamberlerin bıraktığı bir mirastır.”(İmam-ı Serahsi - El Mebsut- 1/2.)